Quotessence
Home / Quotes / Quote / Image

Quote image editor Henry Miller

Back to previous page

“Modern ilerlemenin vebası: kolonileştirme, ticaret, beleş Kutsal Kitap'lar, savaş, hastalıklar, takma kol ve bacaklar, fabrikalar, köleler, delilik, nevrozlar, psikozlar, kanser, frengi, verem, kansızlık, grevler, lokavtlar, kıtlık, hiçlik, boşluk, tedirginlik, kavga, umutsuzluk, sıkıntı, intihar, hileli iflas, damar sertliği, megalomani, şizofreni, fıtık, kokain, asit prusik, boğucu gaz bombaları, gözyaşartıcı gazlar, kuduz köpekler, kendi kendine telkin, kendi kendini zehirleme, psikoterapi, hidroterapi, elektrik masajları, elektrik süpürgeleri, konserve et, besleyici haplar, hemoroidler, kangren... Artık ıssız ada yok. Cennet yok. Göreceli mutluluk da yok. Kendilerinden delicesine kaçmaya çabalayan insanlar; kurtuluşu arayarak buzulların altında ya da tropikal bataklıklarda, ya da tırmanarak Himalaya'lara ya da boğularak stratosferde... XVIII. Yüzyıl insanları, böyle bir son özlüyorlardı. Sonunda bıktılar bundan. Başladıkları yere dönmek istediker, dölyatağına yeniden gelmek.” — Henry Miller

Quote 1080 x 1350 Instagram portrait
More
Platforms
Pure ratios
Modern ilerlemenin vebası: kolonileştirme, ticaret, beleş Kutsal Kitap'lar, savaş, hastalıklar, takma kol ve bacaklar, fabrikalar, köleler, delilik, nevrozlar, psikozlar, kanser, frengi, verem, kansızlık, grevler, lokavtlar, kıtlık, hiçlik, boşluk, tedirginlik, kavga, umutsuzluk, sıkıntı, intihar, hileli iflas, damar sertliği, megalomani, şizofreni, fıtık, kokain, asit prusik, boğucu gaz bombaları, gözyaşartıcı gazlar, kuduz köpekler, kendi kendine telkin, kendi kendini zehirleme, psikoterapi, hidroterapi, elektrik masajları, elektrik süpürgeleri, konserve et, besleyici haplar, hemoroidler, kangren... Artık ıssız ada yok. Cennet yok. Göreceli mutluluk da yok. Kendilerinden delicesine kaçmaya çabalayan insanlar; kurtuluşu arayarak buzulların altında ya da tropikal bataklıklarda, ya da tırmanarak Himalaya'lara ya da boğularak stratosferde... XVIII. Yüzyıl insanları, böyle bir son özlüyorlardı. Sonunda bıktılar bundan. Başladıkları yere dönmek istediker, dölyatağına yeniden gelmek.
— Henry Miller