Quote image editor
“Mustafa Kemal yüksekçe bir yere yürüdü. Durdu.. Askerlerine baktı. Soluk şafak ışığında binlerce çelik süngü ve demir yüz parlıyordu. Subaylar ve askerler de alacakaranlık içinde hayal gibi görünen komutana bakıyorlardı. Mustafa Kemal kırbacını havaya kaldırdı, bir süre öyle tuttu, bütün birlikler görmüş olmalıydı, hızla indirdi. Subaylar yüreklerini yerinden koparırcasına haykırdılar: 'Haydiiii! Askerlik tarihinde bir daha eşine rastlanmayacak olan büyük süngü hücumu başladı. Binlerce subay ve asker, tek bir beden gibi hızla ileri atıldı. Lav gibi aktı. Yer gök subayların ve Mehmetçiklerin savaş çığlıkları ile sarsılmaktaydı: 'Allah Allah Allah Allah Allah...” — Turgut Özakman
Mustafa Kemal yüksekçe bir yere yürüdü. Durdu.. Askerlerine baktı. Soluk şafak ışığında binlerce çelik süngü ve demir yüz parlıyordu. Subaylar ve askerler de alacakaranlık içinde hayal gibi görünen komutana bakıyorlardı.
Mustafa Kemal kırbacını havaya kaldırdı, bir süre öyle tuttu, bütün birlikler görmüş olmalıydı, hızla indirdi.
Subaylar yüreklerini yerinden koparırcasına haykırdılar:
'Haydiiii!
Askerlik tarihinde bir daha eşine rastlanmayacak olan büyük süngü hücumu başladı. Binlerce subay ve asker, tek bir beden gibi hızla ileri atıldı.
Lav gibi aktı.
Yer gök subayların ve Mehmetçiklerin savaş çığlıkları ile sarsılmaktaydı:
'Allah Allah Allah Allah Allah...