Quotessence
Home / Quotes / Quote by Michel Onfray

Quote by Michel Onfray

“[Über das Paradies:] Die fünf Bücher Mose, die Genesis und der Koran beschäftigen sich eingehend mit dieser hysterischen Geographie. Die muslimische Variante ist jedoch am gelungensten und lohnt wirklich die Lektüre: Bäche, Gärten, Flüsse, Quellen, Blumenbeete, jede Menge Früchte und wunderbare Getränke, großäugige Houris, allzeit jungfräulich, liebenswürdige junge Menschen, Betten im Überfluß, prächtige Kleider, wunderbare Stoffe, außergewöhnlicher Schmuck, Gold, Perlen, Parfums, kostbares Geschirr ... es fehlt nichts in diesem Werbeprospekt des ontologischen Fremdenverkehrsamtes.”

Quote by Michel Onfray

Work

Wir brauchen keinen Gott. Warum man jetzt Atheist sein muß

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Michel Onfray
Michel Onfray

Michel Onfray is a French philosopher born on January 1, 1959. His philosophical thoughts are characterized by critical thinking, liberalism, and humanism, having a profound impact on contemporary philosophy and social issues. more

You May Also Like

“No encontraba belleza ni paz en sus árboles fuertes y altivos, que parecían hallarse allí desde el principio de los tiempos sin que nada ni nadie fuera capaz de arrancarlos de allí jamás. El cielo se le antojaba apagado y muy lejano. El río gélido e impertinente. El viento y la brisa eran molestos y apabullantes. Se sentía muy lejos de todo allí. De todo menos de lo que realmente quería dejar atrás.”

“...odio ambas cosas, Julio. A los maricas y al padre de Lorenzo. [] —¿Por qué tienes que odiar tanto? —no pude evitar preguntar. —Porque mi hijo tiene algo de mí que yo estoy condenada a perder. Belleza. Los hombres saben envejecer. Y él debería repetirme en otra mujer. No puedo aceptar que rompa el molde conmigo. —¿Puedes ser así de egoísta? —pregunté. —El egoísmo es lo único que me queda en el mundo.”

“Bence bugün çoğu insan, dile getirmeseler bile, tevazuu bir erdem olarak görüyor ve hayatında tevazua yer veriyor. Günlük sohbetleri, marangozların birlikte çalışırken, sekreterlerin molalarda konuşurken, birlikte içen veya yemek yiyen insanların ilgi konuları ve bildikleri üzerine gündelik konuşmalarını düşünüyorum ve bu tür durumlarda tevazuun ölçüt sayıldığı fikrindeyim. Arabamı nasıl ucuza kapattım, şuraya ne seyahat yaptım, müthiş seks hayatım, Isa'yla özel ilişkim, vesaire yollu gevezelikler, hoş veya nahoş biçimleriyle özellikle erkekleri dinleyen kadınlardan çıkar ve yayılır. Ama geniş kapsamda mütevazı sohbet toparlanır, bir kayanın etrafından akan sular misali tekrar bir araya gelir ve kesintisiz akar. Sıradan insanları bir arada tutan şeydir mütevazı sohbet. Reklamın zıddıdır. Birliktir. Paylaşımdır. Duygu ortaklığııdır.”