Quotessence
Home / Quotes / Quote / Image

Quote image editor Siddhartha Mukherjee

Back to previous page

“1980'lerden bu yana neredeyse otuz yıl boyunca, psikologlar ve genetikçiler aynı koşullarda büyütülmüş özdeş ikizlerin nasıl ıraksak gelişim yazgıları izlediklerini açıklayabilecek ince farkları belgelemeye ve ölçmeye çalıştılar. Fakat somut, ölçülebilir, sistematik farkları bulmak için yapılan tüm girişimler başarısız oldu: İkizler aynı ailede büyümelerine, aynı evde yaşamalarına, genelde aynı okula gitmelerine, neredeyse aynı yemekleri yemelerine, çoğu zaman aynı kitapları okumalarına, aynı arkadaş çevrelerine sahip olmalarına ve aynı kültürden beslenmelerine rağmen nasıl oluyorsa bariz biçimde birbirinden farklı oluyorlardı. Bu fark nereden kaynaklanıyordu? 20 yıl içinde yapılan 43 çalışma sonunda güçlü ve tutarlı bir yanıta ulaşıldı: ''sistematik olmayan, kendine özgü, tesadüfi olaylar''. Hastalıklar. Kazalar. Travmalar. Tetikleyiciler. Kaçırılmış bir tren; kayıp bir anahtar; kafayı kurcalayan bir düşünce. Moleküllerdeki oynamalar sonucu genlerde meydana gelen oynamalar; genlerdeki oynamalar sonucu biçimde meydana gelen oynamalar. Venedik'te bir kavisi dönerken kanala düşüp suya kapılmak. Aşka kapılmak. Hayatın tesadüfleri. Şans. Bu yanıt çileden çıkarıcı değil mi biraz? Onlarca yıllık araştırmaların ardından yazgıyı ortaya çıkaran şeyin sonuçta ... yazgı olduğunu mu söyleyeceğiz? Canlıları oldukları gibi yapan şey ... öyle olmalarıdır mı diyeceğiz? Bu formülasyonda çok aydınlatıcı bir güzellik var bence.” — Siddhartha Mukherjee

Quote 1080 x 1350 Instagram portrait
More
Platforms
Pure ratios
1980'lerden bu yana neredeyse otuz yıl boyunca, psikologlar ve genetikçiler aynı koşullarda büyütülmüş özdeş ikizlerin nasıl ıraksak gelişim yazgıları izlediklerini açıklayabilecek ince farkları belgelemeye ve ölçmeye çalıştılar. Fakat somut, ölçülebilir, sistematik farkları bulmak için yapılan tüm girişimler başarısız oldu: İkizler aynı ailede büyümelerine, aynı evde yaşamalarına, genelde aynı okula gitmelerine, neredeyse aynı yemekleri yemelerine, çoğu zaman aynı kitapları okumalarına, aynı arkadaş çevrelerine sahip olmalarına ve aynı kültürden beslenmelerine rağmen nasıl oluyorsa bariz biçimde birbirinden farklı oluyorlardı. Bu fark nereden kaynaklanıyordu? 20 yıl içinde yapılan 43 çalışma sonunda güçlü ve tutarlı bir yanıta ulaşıldı: ''sistematik olmayan, kendine özgü, tesadüfi olaylar''. Hastalıklar. Kazalar. Travmalar. Tetikleyiciler. Kaçırılmış bir tren; kayıp bir anahtar; kafayı kurcalayan bir düşünce. Moleküllerdeki oynamalar sonucu genlerde meydana gelen oynamalar; genlerdeki oynamalar sonucu biçimde meydana gelen oynamalar. Venedik'te bir kavisi dönerken kanala düşüp suya kapılmak. Aşka kapılmak. Hayatın tesadüfleri. Şans. Bu yanıt çileden çıkarıcı değil mi biraz? Onlarca yıllık araştırmaların ardından yazgıyı ortaya çıkaran şeyin sonuçta ... yazgı olduğunu mu söyleyeceğiz? Canlıları oldukları gibi yapan şey ... öyle olmalarıdır mı diyeceğiz? Bu formülasyonda çok aydınlatıcı bir güzellik var bence.
— Siddhartha Mukherjee