Quotessence
Home / Quotes / Quote by İlhan Arsel

Quote by İlhan Arsel

“Anlatmak istediğim şudur ki, eğer bizler, İslam şeriatının özünün ne olduğunu kaynaklarıyla bilebilmiş olsak, şeriatçıyı kendi silahlarıyla susturup, insanlarımızı akıl çağma kavuşturmakta güçlük çekmeyeceğiz. İşte elinizdeki kitap bu maksatla, yani şeriatçının yalanlarını yüzüne vurmak ve insanlarımızı bu yalanlardan kurtarıp yaşantılarını akılcı düşünce yoluyla düzenlemeye alıştırmak amacıyla kaleme alınmıştır. Her vesile ve fırsatta dile getirmeye çalıştığım inancım şudur ki, İslam şeriatını ve onu uygulamaya çalışan şeriatçıyı, Türkiye için giderek büyüyen bir tehlike olmaktan çıkarmanın başlıca yolu, ister Kur'an olarak ve ister Kur'an olmayarak (örneğin hadis şeklinde) konmuş olan din verilerini akılcı eleştiriden geçirip sergilemektir. Bu yapılacak olursa, aklı başında hiçbir insanın "şeriat" yanlısı olmasına imkân kalmayacak ve şeriatçıyla savaşım, olumlu sonuç sağlayacaktır.”

Quote by İlhan Arsel

Work

Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı

Browse quotes and source details for this work. more

Author

İlhan Arsel

Browse famous quotes and profile details for İlhan Arsel. more

You May Also Like

“Söylemek isterim ki, benzeri bir değişikliği ben de, henüz genç denebilecek bir yaştayken geçirmiştim. İslam şeriatının, "özü” itibariyle iyi ve fakat bilgisiz din adamları yüzünden "kötü” uygulamaya sokulduğunu sanmaktayken, merak saikiyle araştırmalara giriştikçe gerçeklerin böyle olmadığını, asıl kötü olan şeyin, doğrudan doğruya bu "öz" olduğunu anladım. Çünkü akılcı eleştirilerim bana şunu öğretti ki, hoşgörüsüzlük, bağnazlık, insan varlığına saygısızlık, aklı dışlamıştık, özgür düşünceye yabancılık vs... gibi her türlü olumsuzluk bu "öz"de yatmakta.”

“15. baskıya ulaşmış olan kitabım, şeriatçı bir yargıç kararıyla toplatıhverdi. Belli ki aydınlanma yoluna yönelen insanlarımızın uykudan uyanmaya başlamaları şeriatçıları ürkütmüştü; kitabın okunması daha kim bilir kimleri uyandırabilirdi ve bu nedenle kitabı toplatmak gerekirdi! Ama kuşku etmiyorum ki, bir gün gelecek, kitap toplatmayı çözüm yolu sanan köhne zihniyet, İslam şeriatının içyüzünü ortaya koyan aydınlarımız sayesinde yok olup gidecektir.”

“Gerçekten de köle azadlama Araplar için çok zor bir şey sayılırdı; çünkü köle sayesinde işlerini ücretsiz olarak gördürürler, onlardan yararlanırlardı. Bunun böyle olduğunu bildiği için Muhammed, köle azad-lamanın, "sarp yokuşa tırmanmak” kadar zor bir şey olduğunu söylerdi. Kuran a şu ayeti koymuştu: ”Ama o (insanoğlu) 'sarp yokuş'a tırmanmayı göze alamadı. O sarp yokuşun ne olduğunu bilir misin? 'Köle azadlamaktır' o...” (Beled Suresi, ayet 11-16.)”

“Bütün bu ve buna benzer hususlar " Dinde zorlama olmaz" hükmünün kapsamına giren şeyler olmakta. Bundan anlaşılması gerekir ki, bu hükmün "dinsel hoşgörü" ya da "vicdan özgürlüğü” ile ilgisi yoktur; sadece dinsel görevleri kolaylaştırmakla ilgisi vardır. Daha başka bir deyimle, "Dinde zorlama yoktur" ayetinin "Hiç kimse İslama zorlanamaz" ya da "Herkes dilediğidine girmekte ya da dilediği gibi dinini terk etmekte özgürdür" şeklinde bir anlamı yoktur; çünkü İslam, İslamdan başka bir din olmadığına, başka bir dine yönelenlerin sapık sayıldıklarına, İslamdan çıkanların ölüm cezasına çarptırılacaklarına, kâfirlerin cehennemlik olduklarına dair hükümler yanında insanları İslama sokmaya ve İslamda tutmaya zorlayan "cihad" hükümlerle doludur. Muhammed'in uygulaması da bu doğultuda olmuştur. Muhammed’den sonra iktidara gelenlerin yaptıkları da budur.”

“Her şey gelip geçiyordu ve eşyalar da insanlar gibi çürüyordu. Zaman, dünya üzerinde oynayacak rolümüz kalmadığında, önemsizliğimizi başımıza kakarak her birimizi sahneden öylece siliyordu. Toprağın içinden bir filiz gibi yükseliyor, havayla kısa bir süre temas ediyor, ardından da öylece toprağa karışıyorduk. Yaşattığımız her şey gelecek nesillere bıraktığımız büyük bir aldatmacaydı.”