Quotessence
Home / Topics / Kültür Quotes

Kültür Quotes

Browse 41 quotes about Kültür.

Kültür Quotes

“En iyi din benim dinim değil, en iyi ülke benim ülkem değil, en iyi kültür benim kültürüm değil ve en iyi yaşam benim yaşamım değil şeklinde düşünmeye başladığında gerçeklere daha fazla yaklaşacaksın! Kibir, gurur ve önyargıdan uzaklaştıkça hakikate daha fazla yaklaşacaksın!”

“Kapını daha fazla kapalı tuttukça daha fazla çürüyeceksin! Kapını aç! Bırak farklı fikirler, farklı inançlar, farklı kültürler ve farklı davranışlar zihnine aksın! Farklı olan her şey senin küçük dünyanı genişletmeye yardım edecektir! Kapını açarak bütün evreni kendi küçük evine davet edersin! Evini genişlet ve kendini zenginleştir! Kapın kapalı kaldığı sürece fakir dünyanda çürümeye devam edeceksin!”

“Antropolojinin insan olmanın ne demek olduğu konusunda bu kadar çok bilgiyi gün ışığına çıkarabilmesinin nedeni, kültür-aşırı bir bakış açısı üzerine kurulmuş olmasıdır. İnsan olmanın ne demek olduğunu bize bir tek kültürün söylemesi mümkün değildir. Kültür, başka bir kültürle kıyaslanana kadar (normal ya da her şeyin zaten olması gerektiği gibi olması yüzünden) 'görünmez'dir.”

“Kuyumculuk ve mücevheratçılık, insanların muhayyilesinin kendini özgür zannettiği sanatlardır küşkusuz. Ama en ipe sapa gelmez fanteziler bile, dünyanın bir parçası olan ve dünyayı dışarıdan tanımadan önce, salt yaratıcılık ürünü eserler verdiğini zannederek dünya gerçekliklerinin birkaçını kendi içinde seyre dalan insan zihninin ürünüdür. z”

“Binyıllar üzerinden bakıldığında, insanî tutkular birbirine karışır. Zaman insanların duyduğu aşk ve nefretlerden, bağlanmalardan, mücadelelerden ve arzulardan bir şey de eksiltmez, onlara bir şey de katmaz: Geçmişi ile bugünü hep aynıdır. Tarihin on ya da yirmi asrını rastgele aradan çıkarsak, insan doğası hakkındaki bilgimizde elle tutulur bir eksilme olmazdı. Yeri doldurulamayacak tek kayıp, o asırların dünyaya getirmiş olduğu sanat eserlerinin kaybı olurdu. Zira insanlar eserleriyle birbirlerinden farklılaşır, hatta var olur.”

“Yamyamlık gıda amaçlı olabilir (kıtlık döneminde ya da insan etini makbul bulmaktan ötürü); siyasî olabilir (suçluların cezalandırılması ya da düşmanlardan öç almak için); büyü amaçlı olabilir (dinsel bir tapınmaya, ölüler ya da olgunlaşma bayramına bağlı, ya da tarımda bereketi temin etmek için). Ve nihayet, kadim tıbbın ve zannedildiği kadar uzak olmayan bir geçmişte bizzat Avurpa'daki tıbbın pek çok reçetesinin de belgelediği gibi, şifa amaçlı olabilir. Sözünü ettiğim hipofiz zerki ve beyin maddelerinin nakli ve günümüzde yaygın bir uygulama hâline gelmiş olan organ nakillerinin bu son kategoriye girdiğine şüphe yok.”

“Atalarımızın ideallerine körü körüne bağlılık göstermeyi reddettiğimiz takdirde, geçmişin bir kenara atılabileceğine ve salt yeni bir entelektüel temel yaratılabileceğine ya da bunun bizim için arzu edilir bir şey olacağına inanmıyorum. (...) Bizim neslimiz ne yaparsa yapsın, belirli bir zaman içerisinde eski düşüncelere dönecektir; bu düşünceler haleflerimizin zihnindeki zincirlere eklenecektir; gelecek yeni neslin bizim yaptığımız kösteklerden kurtulması için ayrı bir çaba göstermesi gerekecektir. Bu süreci kabul etmemiz hâlinde vazifemizin yalnızca geleneksel önyargılarımızdan kurtulmak değil, aynı zamanda geçmişteki doğru ve kullanışlı görülen şeyleri araştırmak olduğunu anlarız.”

“İnsanlar bireysel ontolojileri boyunca çeşitli beceriler, duygular, güdülenmeler, değerler ve tutumlar geliştirirler (kimi biyolojik olarak miras kalmıştır, kimi kültüreldir, kimi de bireysel olarak inşaa edilmiştir) ve bunlar ahlakî kararları üzerinde önemli etkilere sahiptir. Ama yine de bireylerin ne zaman nasıl hareket edeceğini ne biyolojileri ne de kültürleri belirler; aslında pek çok karmaşık durumda biyolojinin ya da kültürün önceden görmüş olabileceği optimal bir çözüm de bulunmaz. Hayır, insan birey için -biyolojik ve kültürel açıdan ister donanımlı ister donanımsız olsun- kendi ahlakî kararlarını vermekten başka seçenek yoktur; iyisiyle kötüsüyle.”

“Kültür, eylem demektir. Müzelerin duvarlarında asılı yaldız çerçeveli resimler değildir kültür. Özel evlerde kilit altında tutulan alüminyum çerçeveli resimler, kütüphaneye sıra sıra dizilmiş kitaplar hiç değildir. Aristokrat bir Alman romantiğinin yazdığı notalar da değildir kültür. Hatta Hyde Park'taki yeniden şekil verilmiş hurda metallerden yapılmış heykeller de değildir. En azından, öncelikle bunlar değildir kültür. Kültür bir ürün değil, bir süreçtir. Kültür devam edip gitmekte olan bir eylemdir. Onunla, belirli insanlar, belirli zamanlarda yaşamlarının anlamını kavramaya ve yaşamlarını bir düzene sokmaya çalışırlar. [...] Kültür eylem, katılım, yeni bir düzen yaratmak için sürekli efor, ve çağdaş dünyanın yeniden yorumlanması demektir. Sonuç olarak, absürd ekspresyonist resimler, rock operalar, mutfak kapları veya toplu gösteriler yaratacak olsa bile tüm eylemlere ve geleneklere katılmak demektir. Tüm bunlar kendi içlerinde eylem olarak önemlidirler; yarattıkları nesneler o kadar da önemli değildir. Bizimki gibi bir toplumda çok kalabalık bir kitle tarafından uğraş edinilmiş olan resim yapma eylemi, ortaya çıkabilecek herhangi bir muhteşem tablodan çok daha önemlidir. Önemli olan eylemin çapı, topluma mal olmuşluğudur. Demokratik bir toplumda, insanların yaşamlarını zenginleştirip değiştirmenin yolu budur. [...] Kültür varoluş nedenimizdir. Hissettiklerimizin, isteklerimizin, korkularımızın ve yaşam amacımızın billurlaşmasıdır kültür. Onu biz şekillendiririz, o da bizi şekillendirir, varlığımızı yansıtır ve belirler. Yaşamımızı anlama ve ona verme yöntemidir kültür. Kültür biziz.”