Quotessence
Home / Topics / Okumak Quotes

Okumak Quotes

Browse 36 quotes about Okumak.

Okumak Quotes

“Okumaya devam et! Seyahat etmeye devam et! Düşünmeye devam et! Ve en sonunda orada olacaksın, Bilgelik Ülkesinde, zihnin bir kartal gözünün kudretine sahip olduğu yerde!”

“Okumayan bir toplum zavallı bir toplumdan başka bir şey değildir; okumayan bir millet bütün öteki milletlerin bir yüz karası olmaktan başka bir şey olmayacaktır!”

“Televizyon okuma kültürünü yok etmiştir. Halbuki zihinsel gelişim için okuma eyleminin yerini hiçbir eylem tutamaz. Seyirci olmak için hiçbir beceri gerekmez. "Televizyon okuma-yazma kültürünü genişletmez ve pekiştirmez. Tersine, okuma-yazma kültürüne saldırır. Televizyon, herhangi bir şeyin devamıysa eğer, on beşinci yüzyıldaki matbaanın değil, 19. Yüzyılın ortasında telgraf ile fotoğrafın başlattığı geleneğin devamıdır.”

“Hiçbir zaman inandıramadım seni kahramansız bir dünyaya neden inandığıma. Hiçbir zaman inandıramadım seni o kahramanları uyduran zavallı yazarların neden kahraman olmadıklarına. Hiçbir zaman inandıramadım seni o dergilerde resimleri çıkanların bizden başka bir soydan olduğuna. Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine. Hiçbir zaman inandıramadım seni, o sıradan hayatta benim de bir yerim olması gerektiğine.”

“Okuduğun kitaptaki becerikli ve kederli kahraman bendim; mermer taşlar, iri sütunlar ve karanlık kayalar arasından rehberimle birlikte yeraltındaki kıpır kıpır hayatın mahkumlarına koşan ve yıldızlarla kaplı yedi kat göğün merdivenlerinden çıkan yolcu bendim; uçurumu aşan köprünün öteki ucundaki sevgilisine, "Ben senim!" diye seslenen ve yazarı onu kayırdığı için sigara küllüğündeki zehir izlerini çözen kül yutmaz dedektif bendim... Sen sabırsız, sessizce sayfayı çevirirdin. Aşk için cinayetler işledim, atımla Fırat Nehrini geçtim, piramitlere gömüldüm, kardinalleri öldürdüm: "Canım, ne anlatıyor o kitap öyle?" Sen evli barklı ev kadını, ben akşam o eve dönmüş kocaydım: "Hiç." En son otobüs, en boş otobüs bütün boşluğuyla evin önünden geçerken koltuklarımız karşılıklı titrerdi. Sen elinde kapağı kartondan kitap, ben elimde okuyamadığım gazete, sorardım: "Kahramanı ben olsam beni sever miydin?" "Saçmalama!" Gecenin acımasız sessizliği diye yazardı okuduğun kitaplar, sessizliğin acımasızlığı nedir bilirdim.”

“Yaratıcılık analitik düşünmekle çok ilgili. Bunun tek yolu bol bol kitap okumaktan geçiyor… “Bilgi” kitaplarını kastetmiyorum. Bahsettiğim Mark Twain, Tolstoy, Steinbeck, Balzac, Aziz Nesin kitapları. Çünkü ancak ve sadece roman-hikaye okuyarak geliştirilebilecek bir yetenektir “yaratıcılık”. Ancak okuyarak, olgular arasında ilişkiler kurup; benzer ve zıt kavramları süratle çarpıştırabilirsiniz. Sadece “okumuş” insanlar istenileni anlayabilir ve isteğini anlatabilir.”

“Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını. O zenginlerin arkadaşları birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi. Üstelik içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı ve en yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, İbn Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, İbn Haldun... Bunları hangi maddiyatla bir tutabilirsin?”

“...Okuduklarımla aramda entelektüel olmayan, duygusal olmayan,ilmi hiç olmayan,zevkli olmayan bir ilişki vardı.Ben kitaplarda yaşadığım hayatta ve yaşadıklarını söyleyen,canlı oldukları iddiasında olanların hayatında olmayan gizli ve gerçek şeyleri bunlar her ne olur olsun görüyor,haberdar oluyordum.Yani işin aslından haberdar oluyordum. Bu haberdar olma hali bir gizi öğrenmenin sevincini ya da bir meseleyi çözmenin rahatlığını değil işlerin hiç de öyle olmadığının, olamayacağının bilgisini bana veriyordu...”

“Benzer düşünceler, aceminin haftalar veya aylarını 'literatüre hakim olma'ya harcaması için de sözkonusudur. Kitap öğretisine aşırı bağımlılık hayal gücünü sınırlayıcı ve köstekleyici bir etki yapar. Başkalarının yaptığı araştırmalar üzerinde durmaksızın kafa yormak bazen, psikolojik açıdan, bizzat araştırma yapmanın yerini tutmaktadır; tıpkı roman okumanın, gerçek hayatta yaşanılacak romanların yerini alması gibi.”

“Güneş mutlaka doğacak: Masmavi belle de jour çiçekleri gibi açacağız. Bu gece rintlere katıl; çünkü yalnız değilsin: Sadece her daim yanında olacak insanlarla henüz tanışmadın. En uzağındaki, seni en koşulsuz, seni en beklentisiz, seni en sorgulamadan seven kişi olabilir. Bir kitabın, bir derginin içinden seninle konuşmaya çalışıyor olsa bile.”

“Ama Cemil bir edebiyat okuruydu. Edebiyat okurları aslında okudukları her kitapta insanı muayene ve ameliyat eder. Bu yolla edindilleri bilgi, görgü yaşayarak elde edilemeyecek kadar büyüktür ve insana dair her şeyi anlarlar, sahiden anlarlar. Cemil Nazlı'yı anlamıştı ve okduğu kitaplardan birindeki bir Nazlı için bir Cemil için üzülmüştü, üzülmüştü.”