Quotessence
Home / Quotes / Quote by Neil Postman

Quote by Neil Postman

“Televizyon okuma kültürünü yok etmiştir. Halbuki zihinsel gelişim için okuma eyleminin yerini hiçbir eylem tutamaz. Seyirci olmak için hiçbir beceri gerekmez. "Televizyon okuma-yazma kültürünü genişletmez ve pekiştirmez. Tersine, okuma-yazma kültürüne saldırır. Televizyon, herhangi bir şeyin devamıysa eğer, on beşinci yüzyıldaki matbaanın değil, 19. Yüzyılın ortasında telgraf ile fotoğrafın başlattığı geleneğin devamıdır.”

Quote by Neil Postman

Work

Amusing Ourselves to Death: Public Discourse in the Age of Show Business

This book delves into the transformation of public discourse from a focus on serious political and social issues to a preoccupation with entertainment and spectacle. It explores the consequences of this shift on democracy and the role of media in shaping public opinion. more

Author

Neil Postman
Neil Postman

Neil Postman (March 8, 1931 - October 5, 2003) was an American cultural critic, educator, and author. Known for his profound insights into the relationship between media, technology, and culture, Postman's work has had a significant impact on modern society. more

You May Also Like

“Hiçbir zaman inandıramadım seni kahramansız bir dünyaya neden inandığıma. Hiçbir zaman inandıramadım seni o kahramanları uyduran zavallı yazarların neden kahraman olmadıklarına. Hiçbir zaman inandıramadım seni o dergilerde resimleri çıkanların bizden başka bir soydan olduğuna. Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine. Hiçbir zaman inandıramadım seni, o sıradan hayatta benim de bir yerim olması gerektiğine.”

“Okuduğun kitaptaki becerikli ve kederli kahraman bendim; mermer taşlar, iri sütunlar ve karanlık kayalar arasından rehberimle birlikte yeraltındaki kıpır kıpır hayatın mahkumlarına koşan ve yıldızlarla kaplı yedi kat göğün merdivenlerinden çıkan yolcu bendim; uçurumu aşan köprünün öteki ucundaki sevgilisine, "Ben senim!" diye seslenen ve yazarı onu kayırdığı için sigara küllüğündeki zehir izlerini çözen kül yutmaz dedektif bendim... Sen sabırsız, sessizce sayfayı çevirirdin. Aşk için cinayetler işledim, atımla Fırat Nehrini geçtim, piramitlere gömüldüm, kardinalleri öldürdüm: "Canım, ne anlatıyor o kitap öyle?" Sen evli barklı ev kadını, ben akşam o eve dönmüş kocaydım: "Hiç." En son otobüs, en boş otobüs bütün boşluğuyla evin önünden geçerken koltuklarımız karşılıklı titrerdi. Sen elinde kapağı kartondan kitap, ben elimde okuyamadığım gazete, sorardım: "Kahramanı ben olsam beni sever miydin?" "Saçmalama!" Gecenin acımasız sessizliği diye yazardı okuduğun kitaplar, sessizliğin acımasızlığı nedir bilirdim.”

“Yaratıcılık analitik düşünmekle çok ilgili. Bunun tek yolu bol bol kitap okumaktan geçiyor… “Bilgi” kitaplarını kastetmiyorum. Bahsettiğim Mark Twain, Tolstoy, Steinbeck, Balzac, Aziz Nesin kitapları. Çünkü ancak ve sadece roman-hikaye okuyarak geliştirilebilecek bir yetenektir “yaratıcılık”. Ancak okuyarak, olgular arasında ilişkiler kurup; benzer ve zıt kavramları süratle çarpıştırabilirsiniz. Sadece “okumuş” insanlar istenileni anlayabilir ve isteğini anlatabilir.”

“Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını. O zenginlerin arkadaşları birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi. Üstelik içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı ve en yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, İbn Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, İbn Haldun... Bunları hangi maddiyatla bir tutabilirsin?”