Quotessence
Home / Topics / Kitaplar Quotes

Kitaplar Quotes

Browse 42 quotes about Kitaplar.

Kitaplar Quotes

“Eğer hayat yolculuğunda karşılaştığın yüz insanı dikkatlice incelediysen, bu demektir ki yüz farklı kitap okudun! Tanıdığın her insan bir kitaptır; dünya yürüyen kitaplarla doludur; bazıları sıkıcı, bazıları fevkalade, bazıları zayıf, bazıları güçlü, fakat hepsi de yararlı çünkü onların hepsi farklı yolların farklı deneyimlerini taşırlar!”

“Tamamen boş sayfalardan oluşan bir kitap bile seni değiştirecektir çünkü bu boşluğun arkasındaki sebebi düşünmeye başlayacaksın ve bir kez düşünme bölgesine girdiğinde bir değişim bölgesine girdin demektir!”

“Okumak, sadece okumak. Okuyan insan, dünyanın aklına yaslar sırtını. O zenginlerin arkadaşları birkaç finansçı, üç beş holding yöneticisi. Üstelik içtenlikten her zaman şüphe duyulan ilişkiler içindeler. Oysa benim dostlarım dünyanın gelmiş geçmiş en akıllı ve en yaratıcı insanları: Aristoteles, Platon, İbn Rüşd, Faulkner, Homeros, Nietzsche, İbn Haldun... Bunları hangi maddiyatla bir tutabilirsin?”

“Güneş mutlaka doğacak: Masmavi belle de jour çiçekleri gibi açacağız. Bu gece rintlere katıl; çünkü yalnız değilsin: Sadece her daim yanında olacak insanlarla henüz tanışmadın. En uzağındaki, seni en koşulsuz, seni en beklentisiz, seni en sorgulamadan seven kişi olabilir. Bir kitabın, bir derginin içinden seninle konuşmaya çalışıyor olsa bile.”

“Bir kitapçıya uğra ve daha önce okuduğun ve sevdiğin ve bu yüzden bir arkadaşına da okusun diye ödünç verdiğin bir kitabı, sana geri dönmeyeceğini bildiğin için yeniden satın al. Bu kitabı bir başkası istiyorsa da, onun gözlerine baka baka o kitabı ver ona ki alnında kocaman kocaman harflerle enayi yazsın. Enayi ol çünkü bilgelik enayilikten doğar.”

“Bunca zaman okuduğu kitaplar her şeye rağmen nasıl ayakta kalınır ve dünyaya nasıl tahammül edilir onu öğütlüyordu. Fakat o ruhen haylaz, şımarık ve uslanmaz bir çocuktu. Hiçbir öğüt ve yol göstermeye sadık kalamamıştı. Hayranı olduğu tüm büyük yazarların dediklerine katılıyor, ama sözlerini uygulayamıyor ve sıkılıyordu. Onun için doğrular acı gerçeklere dönüşüyor ve gerçekler hep can sıkıyordu. Bir hayalciydi ve gerçekler hayalcilerin en azılı katiliydi. (...) Hayallerine tapıyordu! Bir hayalperest gerçeklerle kuşatıldığında kaçmak isterdi. Kimi düşlere dalarak, kimi kendini uyuşturarak, kimi de günün sonunda canına kıyarak yapardı bunu. İkinci ve üçüncü seçenek birbiriyle kardeşti. Süreci uzatmak isteyenlerin işiydi uyuşturucular. O ise bu zamana kadar ölecekse hep “şu anda” ölmeyi dilediği için süreci uzatmak ve uyuşmak seçeneğine hiç adım atmamıştı. Adım atmadıkça yaşamış, yaşadıkça sıkılmış, adeta hapsolmuştu dünyaya.”