Quotessence
Home / Topics / Tutku Quotes

Tutku Quotes

Browse 9 quotes about Tutku.

Tutku Quotes

“Yol, evimdir benim. Yoldayken tüm dertlerim pul olur ama yeni dertler de edinirim. Çünkü 'dert' güzel kelimedir lügatimde: 'Bir derdim var' dedin mi; bu, 'bir sıkıntım var' demekten farklı manaya gelir. Bir derdim var demek, benim lügatimde 'Bir inadım, iştahım, heyecanım, hevesim, hikâyem, arayışım var' demektir. Tutkum capcanlı demektir. Amacım var; sorularım, aradığım yanıtlarım, varacağım şehirlerim, gerçekleştireceğim hayallerim, öğreneceğim yepyeni şeyler, önümde yeni keşifler, yeni bir hayat var demektir. Tadına bakacaklarım, koklayacaklarım, içime çekeceklerim... İlham alacaklarım... Dinleyeceklerim, dokunacaklarım, bağrıma basacaklarım... Uzaklaşacağım ve kavuşacağım bir şeyler...”

“Eğer felaketler yaşam yükümüzü ağırlaştırırsa, onu bir başka mutsuzla paylaşmaya koşarız. O da, gözyaşlarına tutsak olmuş tek kişi olmadığını anlayarak avunur. Ama yaşamımızı bir anlık bir mutluluk bile aydınlatsa, bu şansımızın paylaşınca azalacağından korkarak, hemen içimize kapanırız ya da gururumuz bu zaferin tadını çıkarmamızı öğütler. Ayrıca, üzücü ya da mutluluk verici olsun, tutkusunu tüm ayrıntılarıyla betimleyebilen kişi, bu tutkuyu çok daha az duyumsar.”

“Gerçek mutluluk böyle bir şeydi demek. Yaptığın işle yekvücut olduğun, kalbinin şevkle çarptığı, zamanın akmayı bıraktığını hissettiğin, etrafını çevreleyen başka her şeyin var olmaktan silindiği o sonsuz ab-ı hayat... Saatlerce olduğuna yemin edebileceğin fakat gerçekte birkaç saniye süren, hiç uyanmak istemediğin o tatlı rüya…”

“Canım insan çekiyor: Yan çizmeyen. Dolaysız. Güzel şeylere iştahı kabarık. Hevesini, tutkusunu yitirmemiş. Dünyayı seninle yeni baştan tasarlamaya aday... Deneyime açık. Boğmayan ama isteyen... Yeni fikirlerle ayağa kalkan, mızmızlanmayan ve laçkalaşmayan... Dedikodusuz, yalansız, çekiştirmesiz, seni bütünleyen, seninle bütünlenebilen.”

“Bugün, birkaç duble ilkbahar içip kırlarda volta attım... Aramızdaki şehirleri çıkardım, mesafelerden kurtuldum. Çıngar çıkardım takvimler arası. Kelimelere gelişine vurdum. Yırttım attım haritaları, anayasaları. Seninle bin kez daha dağıldım sayfalar üstü, cemreler sonrası, adalar arası... Seni var ya, seksen milyonlarca kez öptüm saydım. Cıvıl cıvıl bir şehir akşamının sokaklarında buldum kendimi... Çiçekli bir baharın koynundan taştım. Çıplak ayaklarından öptüm say seni: Geldim, sokuldum, koltuk altından öptüm seni... Gülen gözlerinden bin kere öptüm. İçim ilkbahar sabahı, dışım yaz gecesi... 'Florebo cuocumque ferar' diyor bilgenin biri: 'Taşındığım her yerde çiçek açacağım' demiş yani. Yürüdüğüm her yerde çiçek açtım bugün... Ben bugün, ilkbaharın kendisi oldum. Bilmem, senin bundan haberin var mı?”