Quotessence
Home / Topics / öğüT Quotes

öğüT Quotes

Browse 8 quotes about öğüT.

öğüT Quotes

“Keçi gibi olma! Koyun atlamış su arkından kuyruğu kalkmış, keçi gülermiş, niye gülüyorsun demişler, koyunun edep yeri göründü demiş..halbuki keçininki hep açık!...hiç kapanmaz onunki!...böyle olma sakın ha!! Kimle konuşursan konuş kendini ondan dûn gör! "Belki bu zât Allah'a benden daha yakındır" diyeceksin..Konuştuğun genç ise yine böyle düşüneceksin, diyeceksin ki "bu adam gençtir, benim kadar günah işlememiştir bunun günahı benden azdır" Kendinden yaşlı ile konuşacaksın, şöyle düşüneceksin; diyeceksin ki "bu benden yaşlıdır, ben bunun kadar Allah demedim, Allah'a bu kadar ibadet etmedim, bunun ibadeti benden fazladır" diyeceksin! böyle düşüneceksin! Kâfirle konuştuğun vakit, şunu da hatırlayacaksın; diyeceksin ki "bu adama son nefeste iman nasib olursa, bu ehl-i saadetten olur, ya benim imanın selb olursa, halim nice olur" diyeceksin!!”

“İnsan, insan yaradılışının bozuk olduğu gerçeğini -öyle bozuk ki Tanrı’nın en sevdiği meleğini ona isyan etmeye zorladı- kabul etmeli, anlamalı ve hemen ardından da bağrına basmalıydı. İnsan bozuktur… Sarsılmaz sandığımız, saflığıyla övündüğümüz ilişkileri bozabilmek için, dışarıdan yerleştirilecek en küçük bir şüphe bile yeterlidir. Bu şüphenin yanlışlığının anlaşılmasının önemi yoktur. Önemli olan, şüphenin yerleştirilebilmiş olması ve bu sayede ilişkinin kusursuz olmadığının ortaya çıkmasıdır. Kusurlu yaratıklar, kusursuz ilişki kuramazlar.”

“Bunca zaman okuduğu kitaplar her şeye rağmen nasıl ayakta kalınır ve dünyaya nasıl tahammül edilir onu öğütlüyordu. Fakat o ruhen haylaz, şımarık ve uslanmaz bir çocuktu. Hiçbir öğüt ve yol göstermeye sadık kalamamıştı. Hayranı olduğu tüm büyük yazarların dediklerine katılıyor, ama sözlerini uygulayamıyor ve sıkılıyordu. Onun için doğrular acı gerçeklere dönüşüyor ve gerçekler hep can sıkıyordu. Bir hayalciydi ve gerçekler hayalcilerin en azılı katiliydi. (...) Hayallerine tapıyordu! Bir hayalperest gerçeklerle kuşatıldığında kaçmak isterdi. Kimi düşlere dalarak, kimi kendini uyuşturarak, kimi de günün sonunda canına kıyarak yapardı bunu. İkinci ve üçüncü seçenek birbiriyle kardeşti. Süreci uzatmak isteyenlerin işiydi uyuşturucular. O ise bu zamana kadar ölecekse hep “şu anda” ölmeyi dilediği için süreci uzatmak ve uyuşmak seçeneğine hiç adım atmamıştı. Adım atmadıkça yaşamış, yaşadıkça sıkılmış, adeta hapsolmuştu dünyaya.”

“Herkes senden, durumuna, geldiğin yere, yetiştirilme tarzına, ırkına, ya da diğer değerlerine ve değersizliklerine göre davranmanı ve bunlara uygun biri olmanı bekler. Olma. İnsanları değiştiremezsin. Çünkü her zaman bir bahane bulacaklar ve inan bana, bir noktada kötü olan hep sen olacaksın. Saf salak gibi kötü olma, kendin olmak kötü olmaksa, kötü olmanın hakkını ver de ol bari.”