Quotessence
Home / Topics / Ahlak Quotes

Ahlak Quotes

Browse 21 quotes about Ahlak.

Ahlak Quotes

“Kendi insanlarının ahlaki değerlerinden çok daha yüksek ahlaki değerlere sahipsen, kendi insanlarına, kendi ülkene ait olman sona erer çünkü insanların ve ülken şimdi insanlığın alt kademelerinde bulunmaktadırlar!”

“İnsanlar bireysel ontolojileri boyunca çeşitli beceriler, duygular, güdülenmeler, değerler ve tutumlar geliştirirler (kimi biyolojik olarak miras kalmıştır, kimi kültüreldir, kimi de bireysel olarak inşaa edilmiştir) ve bunlar ahlakî kararları üzerinde önemli etkilere sahiptir. Ama yine de bireylerin ne zaman nasıl hareket edeceğini ne biyolojileri ne de kültürleri belirler; aslında pek çok karmaşık durumda biyolojinin ya da kültürün önceden görmüş olabileceği optimal bir çözüm de bulunmaz. Hayır, insan birey için -biyolojik ve kültürel açıdan ister donanımlı ister donanımsız olsun- kendi ahlakî kararlarını vermekten başka seçenek yoktur; iyisiyle kötüsüyle.”

“Keşke imkân olsaydı da (ki insan tabiatı için bu asla mümkün değildir) herkes, hepimiz, benliğimizin en gizli köşelerini olduğu gibi açığa vurabilseydik; başkalarına, hatta en yakın dostlarımıza, sırası gelince kendimize bile itiraf etmekten çekindiğimiz ne varsa, hepsini korkmadan ortaya dökebilseydik, dünyayı saracak pis kokudan hepimiz boğulurduk. Parantez içinde söyleyeyim, toplumu düzenleyen yasalar, görgü kuralları bu bakımdan iyidir zaten. Derin bir fikir gizlidir bunlarda; ahlaki olduğu iddia edilemeyecek ama, koruyucu, bize rahatlık sağlayan bir fikir. Bu da azımsanmamalı, çünkü ahlak da rahatlıktan başka bir şey değildir, yani rahatımız için icat edilmiştir. …Son olarak şunu söyleyeyim: Kusurlarımı, ahlaksızlığımı, sefihliğimi başıma kakıyorsunuz; oysa bütün suçum başkalarından daha içten olmam, o kadar. Demin de dediğim gibi, başkalarının kendilerinden bile sakladığı gerçekleri ben açıkça ortaya döküyorum.”

“(...) ama doğru dediğimiz şey göreceli. Tıpkı ahlak, suç, aşk ve diğer konular gibi. Benim doğrularım onun için de doğru, ama dünyanın bir başka köşesine gittiğimizde bizim doğrularımız başkaları için yanlış olup çıkabiliyor. Dünyayı tüm netliği ile gösteren cümlelermiş… İşte dünyanın tüm netliği şudur: Cehennem! Yaşadığımız dünyanın anlamsızlığını anlamak ve bunları tüm netliği ile görmek, yaşayan insanın kâbusu…”

“Hepimiz gecede bir kez, ayda bir kez, yılda bir kez maskelerimizi değiştirsek ne olur?" dedi. "Mesleğinin, sınıfının, yurttaşlığının, görüşlerinin maskelerini. Karı kocanın, anne baba ve çocuğun, efendi ve kölenin maskelerini. Hatta bedenin maskelerini -erkek ve dişi, çirkin ve güzel, yaşlı ve genç. Çoğu erkek hiç karşı çıkmadan maskelerini takıyor ve ömür boyu çıkarmıyor.”

“323. ČUVAJ SE ŠEJTANA Čuvaj se šejtana u vjerovanju svome, da ga ne pokvari raznim doktrinama, i čuvaj ga se u ibadetu svome, da ga ne pokvari licemjerstvom, i čuvaj ga se u djelu svome, da ga ne pokvari strastima, i čuvaj ga se u znanju svome, da ga ne pokvari izmišljotinama, i čuvaj ga se u svojoj pokornosti Allahu, dž.š., da je ne pokvari ohološću, i čuvaj ga se u ahlaku svome, da ga ne pokvari uobraženošću, i čuvaj ga se u ispravnosti svojoj, da je ne pokvari raznim pohlepama i žudnjama.”

“Yazarken duygusal gelgitler yaşamanın kaçınılmaz olduğunu anlamıştı. Bir gün çok beğendiği bir cümleyi ertesi gün hiç sevmiyordu. Bir gün yazmaya inancı tamken, ertesi gün ülkede olup bitenleri düşünüyor, yazmak, üstelik dünyayla pek ilişkisi olmayan bir kahramanın romanını yazmak ona çok ahlaksızca geliyordu. Sonra, asıl dünya böyle bir yer olduğu için yazmak ahlaklı kalmanın bir yolu, diye düşünüyordu.”

“İkinci şahıs sorumluluk ve ikinci şahıs suçluluk, insan türünün ilk toplumsal açıdan normatif tutumlarıydı ve muhtemelen güceniklik içeren ikinci şahıs itiraz sürecinin bir tür içselleştirilmesinden türedi. Ortak bağlılık vasıtasıyla oluşturduğu "biz"in temsilcisi olarak birey, başkalarına hak ettikleri gibi davranmadığı için kendine itiraz etti.”

“Bir sıradan ahlak vardır ve bir de gelişmiş üstün ahlak vardır! Nedir bu ikinci ahlak? Mesela yolda bir fakir görüp ona yardım edersin, bu sıradan ahlaktır! Fakat bir de o fakirin gerçekte kim olduğunu incelemek ve eğer iyi bir insan değilse ona yardım etmemek olayı vardır ki işte bu gelişmiş üstün ahlaktır! Unutma, dostum, kötülüğe bilerek ya da bilmeyerek hizmet etmek kötülüktür ve bundan ancak kendini gelişmiş ahlak seviyesine çıkararak kurtulabilirsin!”