Quotessence
Home / Topics / üLke Quotes

üLke Quotes

Browse 55 quotes about üLke.

üLke Quotes

“En iyi din benim dinim değil, en iyi ülke benim ülkem değil, en iyi kültür benim kültürüm değil ve en iyi yaşam benim yaşamım değil şeklinde düşünmeye başladığında gerçeklere daha fazla yaklaşacaksın! Kibir, gurur ve önyargıdan uzaklaştıkça hakikate daha fazla yaklaşacaksın!”

“Eğer kendi ülkenin sorunlarıyla ilgilenmiyorsan, sessiz bir köşede ot yiyen, etrafındaki hiçbir şeyden habersiz bir inekle senin aranda ne fark kalır?”

“Her ülke, namuslu ve namusuz, şerefli ve şerefsiz insanlar arasında geçen mücadelenin bir savaş meydanıdır! En sonunda, o ülkenin karakteri hangi grup kazanmışsa onun tarafından belirlenir!”

“Adi hırsızlıkta para, altın vs. çalarsın; seçim hırsızlığında bir ülkenin geleceğini çalarsın! İkinci suç yalnızca en aşağılık insanlar tarafından işlenebilir! Böylesine ağır bir suç ağır bir bedelle sonuçlanır!”

“Eğer ülken en aptal insanlar tarafından yönetiliyorsa, milletin ve ülken aşağıya doğru inerken kişisel olarak senin yukarıya çıkmaya devam etmen hayati bir önem taşır çünkü ülken kaçınılmaz olarak çökecektir ve senin gibi insanlara ihtiyaç duyacaktır, her şey düşerken ve kötüye giderken kendisini geliştiren insanlara!”

“Dünyadaki en başarılı ülke hangisidir? Hangi ülkede ölüm en zor şeyse, en başarılı ülke odur! Dünyadaki en aptal ülke hangisidir? Hangi ülkede ölüm en kolay şeyse, en aptal ülke de odur!”

“Ülkenin politikacıları seni her zaman yalanların yüksek duvarlarıyla kuşatmaya çalışacaklardır! Bilmelisin ki, gerçek, duvarların ötesindedir ve gerçekle buluşmadan özgürlükle de buluşamazsın!”

“İnsan nasıl sevmeli ülkesini? Düğünlerde sıkılan kurşunlarla çocuklar öldüğünde mesela… Bir grup insan toplanıp üç-beş genci düşüncelerini açıkladıkları için linç etmeye kalktığında… Gecekondu yıkımlarında yoksul bir adam, çocuğunu pencereden tek kolunu sarkıttığında… Yalınayak gezen çocukları hastayken, kapıcı gidip kendine son model bir cep telefonu aldığında… Kızlarını sokağa çıktığı için kafasına kurşun sıkarak öldüren babalar, erkek kardeşler, taşra şehirlerinin hemen dışındaki otellerde başkalarının kızlarıyla para verip seviştiklerinde… Bir öğretmen öğrencisini döverek öldürdüğünde… Bilmedikleri bir dilde ezberledikleri dualarla adamlar, yaktıklarında çocukları… Askerler, cezaevlerinde açlık grevi yapan kendi yaşlarındaki gençleri yakmaya, yıkmaya gönderildiklerinde ve yanık kızlar kameralara bağırdığında ertesi gün kimsenin sesi çıkmadığında… Kadınlar sokaklarda sezonu açılmış av hayvanları gibi ürkek yürüdüklerinde, tecavüze uğradıklarında, katledildiklerinde… Entellektüel görünümlü bir çift şehrin en havalı cafe'sinde kahvaltı ederken küçücük çocuklarını pataklayıp sonra kahvaltıya sessizce devam ettiğinde… Uzak Anadolu şehirlerinde, bir tüccar daha fazla para kazanacak diye çürük yapılıp depremde yıkılan yatılı okullarda çocuklar bir gecede onlarca sayıyla öldüğünde… Bir cümleyi doğru kurmaktan aciz olacak kadar dilini bilemeyen cahiller söylediğiniz sözlerden dolayı sizi vatan haini olmakla suçlayıp, ardından ölüm tehditleri savurduğunda… İnsan nasıl sevmeli ülkesini, o ülkeyi sevmek zorlaştığında?”

“Berbat bir yolda ilerlemeye çalışıyorsun, kolay olan şeyi seçebilirsin, yani yolunu değiştirip tamamen başka bir yola geçebilirsin ya da en zor olanı şeyi seçebilirsin: Yolu güzelleştirip düzeltebilirsin ve şimdi aynı yoldan devam edebilirsin! Ülken berbat bir durumdayken birinci şeyi yapabilirsin ya da ikinci şeyi, ama şunu asla unutma, şan ve şeref sadece ikinci seçenekte yatar!”