Quotessence
Home / Topics / öZgürlük Quotes

öZgürlük Quotes

Browse 46 quotes about öZgürlük.

öZgürlük Quotes

“Perdeler bizim tutsaklarımızdır; yalnızca pencereden dışarı kaçtıklarında ve havada özgürce uçtuklarında kendilerini hür hissederler! Gururlu bir bayrak gibi rüzgârda dalgalandıkları an yaşamlarının en iyi anıdır!”

“Yeryüzünde iki çeşit politikacı vardır: Özgürlükleri genişletenler ve özgürlükleri kısıtlayanlar! İkinci grubun bir zafer kazanma şansı yoktur ve daima bir korku filminden ürkütücü karakterler olarak hatırlanacaklardır!”

“Düşünmek kutsaldır; bırak her birey özgürce düşünsün! Düşündüğünü ifade etmek kutsaldır; bırak her birey düşüncesini özgürce ifade etsin! Eğer bunu yaparsan vicdanlı ve ahlaklı bir insan olduğunu kanıtlarsın! Eğer bunu yapmazsan sadece kendinin bir faşist olduğunu deklare edersin!”

“Paris’in tarihi var, sanatı var, harika mimarisi var, edebiyatı var, fakat bütün bunlardan çok daha önemlisi özgürlüğü var! Eğer bir şehir kendi sakinlerine özgürlük veremiyorsa bütün öteki güzellikleri anlamsız olacaktır!”

“Ne giydiğine ve nasıl giydiğine hiç kimse müdahale etmiyorsa uygar bir ülkede yaşıyorsun demektir, en azından elbiseler konusunda! Mutluluk ve özgürlük çoğu kez aynı şeydir!”

“Ülkenin politikacıları seni her zaman yalanların yüksek duvarlarıyla kuşatmaya çalışacaklardır! Bilmelisin ki, gerçek, duvarların ötesindedir ve gerçekle buluşmadan özgürlükle de buluşamazsın!”

“Bazı akıllı ve onurlu milletler rejimlerini otoriterden demokratik olana değiştirirler ve bazı zayıf karakterli diktatör sevici sefil milletler de tam tersini yaparlar! Özgürlüğünden vazgeçmiş bir insanda karakter aramaya çalışma, çünkü hiç yoktur!”

“Dünyayı daha karanlık yapmaya çalışan insanlar vardır ve dünyayı daha parlak yapmaya çalışan insanlar vardır! Ve kim kimdir nasıl bilebilirsin? Çok basit: Sana fikirlerini özgürce ifade etmene izin verenler, sana diğerlerinden farklı olmana izin verenler ve sana her şeyi eleştirme özgürlüğünü verenler dünyayı daha parlak yapmaya çalışan insanlardır!”

“Bir demokraside, özgürlükler için kırmızı trafik ışığı yandığında asla durma, asla bekleme! Kırmızı ışığı reddet, onu görmezden gel, kuralları çiğne ve ilerle! Faşizme meydan okumak - bu meydan okuma şiddet içermediği sürece - dünyadaki her millet için her zaman meşrudur! Çünkü şiddet demek faşizmin aynı bayağı, aynı şeytani metotlarını kullanmak demektir! Bir köpeğe karşı savaşırken bir köpek gibi davranma!”

“Tehlikesiz bir diktatör diye bir şey yoktur! Bütün zehirli yılanlar gibi bütün diktatörler tehlikelidir! Öyleyse panzehir nedir? Panzehir, özgürlük için duyduğumuz sevgidir ve bu sevgiyi koruma konusundaki sarsılmaz kararlılığımızdır!”

“Ve tahtından indirmek istediğiniz bir despotsa söz konusu olan, önce onun içinizde kurulu tahtını ortadan kaldırın. Bir zorba özgür ve gururlu olanlara nasıl hükmedebilir, eğer onların kendi özgürlüklerinde bir zorbalık, kendi gururlarında bir utanç yoksa? Ve üstünüzden atmak istediğiniz bir yükümlülükse söz konusu olan, bu yükümlülük size dayatılmadı, onu siz seçtiniz.”

“Özgürlük, barış, sanat, bilgi, marifet, hikmet, felsefe, akıl, bilim, tarih, kültür, erdem, yüksek insanî ahlâk, hakikat, hukuk, adalet gibi medeniyet ilkelerinin olmadığı toplumlar ve ülkelerde İslâmî hayatın varlığından söz edilemez. İslâmî düşünce olmadıkça; camilerin, minarelerin, ezanların, Kur'an kurslarının, hafızların, İmam Hatip okullarının, dini tedrisatın olmasının hiçbir yararı ve önemi yoktur..”

“Atatürk üstelik o zamanki uluslararası camianın psikolojisini de iyi tartmıştır. Kendi kendini rezilane bir şekilde esarete veren bir ulusun kahramanca savaştıktan sonra esir düşen bir ulus kadar saygı göremeyeceği kanaatine sahipti. Zaman, Cengiz ve Timur'a karşı savaşmadan teslim olanların kayırıldığı, direnenlerin ise kılıçtan geçirildiği zaman değildir. Ulusalcılık, ulusal onur gibi kavramlar Avrupa'da hızlı bir yükseliştedir. 'Üstün' ve 'alçak' ırklardan bahsedilmektedir. Atatürk, Türk ulusunun 'alçak' addedilenler safında esir düşmesinin yüksek addedilecek bir toplumun esaretinden çok daha vahim neticeler vereceği kanaatindeydi.”

“Hayat ve ölüm bir arada var olur evlat. Birini ötekinden ayrı düşünemezsin. Hayatta inandığın ne varsa, onlar için savaşırsın. Kuvvetle inandığın bir şey uğruna savaşıyorsan, her şeyini verirsin. İhtiyaç olursa, hayatını bile. Hayatta kalmak için savaştan kaçmak mı, öleceğini bilerek savaşmak mı? Kimilerine göre bu savaşçının tenakuzudur. Hâlbuki gerçek bir savaşçının kafasında böyle bir tenakuz yoktur. Doğumu kadar ölümünü de sıradan bilmiştir. Ölümü kabullendiği an bağlı bulunduğu her şeyden azat olmuş ve o zaman gerçekten yaşamaya başlamıştır. Hiçbir savaşçı boş yere doğmamış, boş yere savaşmamış, boş yere de ölmemiştir.”

“İstediğin an, istediğin yerde canına kıyabilirsin. Bir şeye sinirlendiğinde ya da bir olay yüzünden canın yandığında ve yaşamak istemediğinde aklına şunu getir. “İstediğim zaman canıma kıyabilirim. Çektiğim acıların önemi yok. Tüm can sıkıntılarımdan, yaşamımdan istediğim an kurtulabilirim. Özgürüm!” Hayat çekilmez ise kendine gelecek tarihli bir intihar planı yap. Kendine de ki: “O zamana kadar yine her şey aynı devam ederse canıma kıyarım.” İşte bu erteleme ve sahip olduğun özgürlük ile istediğin zaman acılardan kurtulma hakkı seni tüm sorunlara karşı daha güçlü kılacak ve sorunlar senin için hiçe dönüşecekler. Çünkü panzehir kendi elinde olacak. İntihar edebilme özgürlüğünün verdiği muazzam güç seni yaşatacak.”