Quotessence
Home / Quotes / Quote by Mehmet Nuri Conker

Quote by Mehmet Nuri Conker

“Oysa okumayan ve bilmeyenler okumadıkları ve bilmedikleri için vatan sevgisinden yoksun, bunun eğitimini almış olanlar da vatanın gereksinimlerine yaraşır şekilde çalışmaktan kaçınıp eğilimleri huzur ve rahattan yana olursa, bu vatanı kimlerin yaşatacağı ve bu vatanda yaşamak ve buna sahip olmak hakkının ne yüzle iddia edileceği iyice düşünülmelidir.”

Quote by Mehmet Nuri Conker

Work

Zabit ve Kumandan

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Mehmet Nuri Conker

Browse famous quotes and profile details for Mehmet Nuri Conker. more

You May Also Like

“Bir hakikati bir türlü kavrayamadık. Bir adam iki efendiye birden hizmet edemez. Ya devlet, ya şeyh ve beyler! Devlet, şeyh ve beylerin bu halka yaptığı hizmetleri aynı süratle, aynı kolaylıkla yerine getiremezse, elbette şeyhine ve beyine bağlı kalır. Şeyh ve bey mahallindeki haksızlıkları ve meseleleri kendi geleneklerine, inançlarına göre hemen hallediyor. Bize gelince, bir nüfus kağıdı çıkarmak için adamları on gün dağlardan, taşlardan yaya yürüterek şehire getiriyoruz. Şeyh bir koyun hırsızını kendi ölçülerine göre hemen cezalandırıyor. Biz aynı hırsızı, koyunu çalınan adamı, şâhitleri günlerce yürüterek şehire indirip aylarca mahkemelerde süründürüyoruz. Bu halk, bu şartlar içinde elbette şeyhine ve beyine bağlı kalır ve kalacaktır.”

“Görünüşte 27 Mayıs hareketi, DP iktidarının şiddet tedbirleri ile yarattığı politik çıkmazın sonucudur. Ne var ki bu politik çıkmazın temelinde, ekonomik çıkmaz yatmaktadır. Türkiye'de kapitalist gelişme çabası bir kez daha hoşnutsuzluk, sıkıntı ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Halbuki tarımda büyük çapta üretim artışı, bol ithalat olanağı ve elverişli dış konjonktür dolayısıyla, devlet eliyle planlı bir sanayileşmeye gidilebilseydi, Türk ekonomisi, sağlam ayaklar üzerine oturabilecek adımlar atabilirdi. Devlet eliyle kapitalist imali, pek az sanayileşme sağlamış ve geniş çapta kaynak israfına yol açmıştır. Türkiye'de özel sektörün gücünü savunmak için hazırlanmış bir Odalar Birliği Raporu dahi, Menderes dönemindeki kaynak israfını itiraf etmektedir: «Bütün azgelişmiş ülkelerde olduğu gibi, Türkiye'de de özel sektör yatırımlarının kısa devreli spekülatif kazanç vaadeden sektörlere aktığı iddia olunur. Böyle bir iddianın önemli ölçüde gerçeği aksettirdiğine şüphe yoktur.»”

“Ve düşündüm ki, eğer bu gençler bilmiş olsalardı ki Kur'an'da, "İslamdan başka dinlere rağbet edenler sapıktırlar" ya da "müşrikleri nerede görürseniz öldürün" ya da "Ey inananlar! Babalarınız, kardeşlerinizi - eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa- dost edinmeyin" gibi ve daha bunlara benzer nice ayetler ve bu ayetler doğrultusunda buyruklar (hadisler v s...) vardır ve Muhammed bu tür hükümlere dayanarak "kâfirlere'’ savaş açmış, ganimetler/esirler almış, kılıç yoluyla insanları İslama sokmuştur, işte o zaman, ellerindeki bu m alzeme ve bilgiyle şeriatçıların hakkından gelebilirler ve onların, "İslam hoşgörü dinidir; İslamcla zorlama yoktur" şeklindeki yalanlarını ortaya çıkarabilirlerdi.”

“İslamdan çıkmak, sadece "Ben Müslüman değilim" demekle ya da başka bir dine geçmekle değil, İslam dinini ya da Muhammed'i ya da Tanrı'yı eleştirmek suretiyle de olabilir. Muhammed, kendi döneminde bunun pek çok örneklerini vermiş, örneğin kendisiyle alay eden ya da kendisini peygamber kabul etmeyen kişileri öldürtmüştür. Nice örnekten biri şöyle: Nadr b. Haris, daha Mekke dönemindeyken Muhammed’in sözüne inanmayanlardan biridir Tanrı’dan ona vahiy inmediğini, anlattığı masalların Yahudilerden alınma olduğunu vs. söyler (bkz. Enfâl Suresi, ayet 22, 70). Bedir Savaşı sırasında esir olarak Muhammed'in eline geçer. Muhammed, yıllarca önce Nadr'ın kendisi hakkında söylediklerinin intikamını almak üzere onun kafasını kestirir.”

“İslamdan çıkanlara ya da İslami terk edip başka bir dine girenlere " mürteci" (irtidat eden) deniyor. Muhammed bunlara ölüm cezasını uygun görmüş ve şöyle demiştir: "... Her kim dinini (ki Müslümanlıktır) değiştirirse onu hemen öldürünüz" Bu doğrultuda olmak üzere Muhammed’in şöyle dediği de kabul edilir: "Dinini değiştiren ve cemaatten (İslam cemaatinden) ayrılan kimsenin (kanının dökülmesi caizdir)”