Quotessence
Home / Quotes / Quote by Banana Yoshimoto

Quote by Banana Yoshimoto

“Per quanto uno possa invecchiare, l'amore è qualcosa che nel momento in cui te ne rendi conto, ormai lo stai già vivendo. Ce ne sono di due tipi; quelli di cui si riesce a vedere la fine e quelli di cui non è possibile. Siamo soltanto noi stessi che possiamo dire di quale dei due si tratti. Il fatto che non si riesca a vedere la fine, è il segno che si tratta di qualcosa di enorme.”

Quote by Banana Yoshimoto

Author

Banana Yoshimoto
Banana Yoshimoto

Banana Yoshimoto is a Japanese writer celebrated for her minimalist and introspective style. Born on July 24, 1964, she gained prominence in the 1990s with her novel 'Kitchen'. Yoshimoto's works often delve into themes of loneliness, youth, and the complexities of human relationships. more

You May Also Like

“Yalnız kalınca Cranio'nun sözlerini yeniden düşündü. Haklıydı. O uzaktaki savaşın çalkantısının yarattığı dalgalar bu sakin suları da bulandırmaktaydı. Karşıt çıkarlar arasındaki bu çekişme bir zincirleme tepkime halinde masum halkları da kendi içine çekiyordu. Fakat şimdi kendini düşünmeliydi ve yaşamının geri kalan kısmında ne yapacağına karar vermeliydi. Keşiş onu komuta etmeyi bilmemekle suçlamıştı ve haklıydı da, ama işin aslı şu ki, o buna hiç aldırmıyordu. Onu bireyci olmakla da suçlamıştı ve bu da doğruydu. Peki ama niye akmakta olan bir akıntıdan faydalanmakla sınırlandırmalıydı kendini? Neden kendini, bir kural, bir ordu, bir saflaşma içine hapsetmeliydi? Hayatın kokusu onu her zaman deneyimlerin, ülkelerin ve insanların en umutsuzlarına doğru çekmişti. Yaşam oyunu çok hassasi nazik bir oyundu ve çok fazla dikkat ve saygıyla oynanmalıydı. Kendisinin olduğu kadar başkalarının da özgürlüğüne saygı, karar verme özgürlüğüne ve hepsinden de önemlisi davranış özgürlüğüne saygı duymak gerekliydi. Martılar portakal - turkuaz rengi gökyüzünde uçuşmakta ve okyanus davetkar bir halde sozsuz ufka doğru açılmaktaydı. Hayal gücü onu buralardan, bu kulübeden uzaklara sürüklüyordu ama biraz daha beklemesi gerekecekti. Çok fazla hassas dengeler, farklı ilgi alanları ve karşıt çıkarlar, çok fazla otorite ve sineye çekilecek çok fazla boyun eğme, uzlaşma vardı. Bir sigara yaktı ve bacak bacak üstüne atarak ayaklarını verandanın parmaklıklarına dayadı, sonra uzun bir duman üfledi ve büyük bir zevkle romundan bir yudum aldı. Önemli olan, her zaman, günün en iyi anlarının tadını çıkarmayı bilmekti ve şimdi günün en sevdiği anıydı. Kendini dumanın onu sarıp sarmalamasına bıraktı ve içkisini bitirdi. Daha sonra bugün olup bitenler hakkında düşünecekti ama sonuçta, bütün bu hikayeden sıkılmıştı ve ilk fırsatta başka bir adaya çekip gidecekti. Bu okyanusun ufkunda fırtınalardan korunmak veya dinlenmek ve aşık olmak için her zaman başka bir ada olacaktı. O açık ufuk yola çıkmak için bir davetiye gibi her zaman orada onu bekliyordu.”