“Tren Samatya istasyonuna yaklaşırken Saliha deniz tarafındaki pencere dibini bırakıp kara tarafındakine kaydı. Birbiri üstüne abanmış küçük ahşap evler dizisine bakmadan edemezdi. El örgüsü dantel perdeler sabah temizliği için kenara çekili durur, sık sık bir kadın başı uzanır çarşaf ya da küçük bir kilim silkelenirdi. Pencere kenarlarındaki saksı çiçekleri bu evlerin şenliğiydi. Açık pencereler içerilere, ta içerilere bakma isteği verirdi Saliha'ya. Bir yandan da sıkılırdı. Eli yetse, eli yirmi otuz mere olsa uzanıp çekiverecekti perdeleri.” EvTrenDemiryoluKonutI StanbulSamatya Book:Geyikler, Annem ve Almanya Source: Geyikler, Annem ve Almanya
“Tren Samatya istasyonuna yaklaşırken Saliha deniz tarafındaki pencere dibini bırakıp kara tarafındakine kaydı. Birbiri üstüne abanmış küçük ahşap evler dizisine bakmadan edemezdi. El örgüsü dantel perdeler sabah temizliği için kenara çekili durur, sık sık bir kadın başı uzanır çarşaf ya da küçük bir kilim silkelenirdi. Pencere kenarlarındaki saksı çiçekleri bu evlerin şenliğiydi. Açık pencereler içerilere, ta içerilere bakma isteği verirdi Saliha'ya. Bir yandan da sıkılırdı. Eli yetse, eli yirmi otuz metre olsa uzanıp çekiverecekti perdeleri.” EvTrenIstasyonDemiryoluKonutI StanbulSamatya Book:Geyikler, Annem ve Almanya Source: Geyikler, Annem ve Almanya