“-Yemek yerken iyi lokmayı en sona ayırırdım. Ağzım tatlansın diye. Çocukluk gene de ne eğlenmekmiş.- Servet, Haraç.” ChildhoodEmotions Book:Parasız Yatılı Source: Parasız Yatılı
“-Adsız sansız düşünmelerdir benim düşünmelerim. Daha çok renge benzerler. İç karartıcılarla iç açıcılar yan yanadır. Bazı bir kanarya sarısıdır geliverirdi. İçim hızlanır uçardım oradan oraya. İyiye benzettiğim her şeyin bana da olması için çok dua ettim, çok istedim.- Servet, Haraç.” Emotions Author:Füruzan
“Çocuğun kirpikli çocuk gözleri vardı. Yemek yediği iskemlenin üstünden inip kediye gitti. Kedi sobanın yanında kedileşip duruyordu...” ChildhoodCat Book:Parasız Yatılı Source: Parasız Yatılı
“-Ah... çocukluğumu da eskisi gibi sevemiyorum, buna tam sevmemek de denemez, işte öylesine bir şey. Artık günün orta yerinde de sevinivermeler kalmadı.- O, Sabah Eskimişliğin” Childhood Book:Parasız Yatılı Source: Parasız Yatılı
“-Bu karşı çıkışı söylemek işi de diğer aferinsiz işler gibi bana kalmıştı.- Servet, Haraç.” RecognitionAcknowledgement Book:Parasız Yatılı Source: Parasız Yatılı
“-İlk onu silme izni verdikleri gün hayranlıktan saatler sürmüştü temizlemem. Camlardan yanar döner renkler, renklerde resimler geçiveriyordu. Birbirine sürtününce çıkardıkları sesler sevindirirdi beni. İnceciktiler. İnsan gençliğinde, daha doğrusu, yatağına istemediği erkek girmeden önce bunları fark ediyor, görüyor. Evet, daha kadın değildim onların tozunu aldığım sıralarda. Şimdilerde çiçekleri bile unuttum.- Servet, Haraç” Sexual AbuseHousemaid Book:Parasız Yatılı Source: Parasız Yatılı
“-Biz bilmezdik ki yoksul olduğumuzu. Alttaki Zehra Teyzeler varken, bilmemiz olanaksızdı da.- O, Edirne'nin Köprüleri” Poverty Inequality Book:Parasız Yatılı Source: Parasız Yatılı
“...konuşmaya giriştiğimde anlatma gücüm duyduklarımı sınırlar oldu. o zaman duygularımdaki kolaylık kilitlenip anlatmada beni zora sokmuyordu. o gece sarsılanların içimdeki kargaşası, söz bulma gücümü zorladı benim. hayvansı bir çırpınma, arama karabasan içindeydim sanki. üstümden kabuk kabuk katlar beni eski kendimle çırılçıplak baş başa bırakmıştı. buna hazır değildim ki. can evimden bir şeyler sökülüyordu. kendimi öldürmeye kalktığımda artık bitecek diyordum. acılara karşı, acemiliklerle direnemezdim anla beni. oysa her şeyin değiştiğini bir anda görüp anlam veremeyişimden korkup yorulmuştum. kendimi yok etmek, yorgunluktan kaçmak, gülünç bulduğum şeylerle dolu her günkü gibi bir sabahın başlamasına son vermek için ilaçları avuçlayıp aldım. yatıp uyudum. uyanmamak, kör olayım ki sandığın kadar korkunç değil. emine ölüm buysa eğer... ne var ki yaşamak çok daha zor. yine de sana kendimi istediğimce anlatamadım. acı duymak değildi kaçma nedenim. hiç duymayışın ürküntüsüydü elimi kolumu bağlayan.” Intihar Book:47'liler Source: 47'liler