Quotessence
Home / Quotes / Quote by Antranik Yeritsyan

Quote by Antranik Yeritsyan

“Manastır, bundan önce de söylediğimiz gibi Dersimli Ermeniler ve Kızılbaşlar için çok önemliydi. Tanrı'ya olan inançlarını güçlendirmesi ve Ermenilere ait olan bu kutsal yere yürekten bağlanmalarını sağlamasıyla, dağlılar üzerinde etkisi şüphesiz büyük olan bu manastır eski ihtişamını ve güçlü din adamı kadrosunu yitirmiş olsa da, Dersim'deki tek faal manastır olarak yine de bölgenin her yerinde büyük manevi etkiye sahiptir. Havlor Surp Garabed manastırı herkes için, herkes de onun için var. Ermenisi de Kürdü de tapar ona. Senede bir iki kez büyük armağanlarla, kurbanlarla Dersim'in her yerinden adağa gelirler.”

Quote by Antranik Yeritsyan

Work

Dersim - Seyahatname

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Antranik Yeritsyan

Browse famous quotes and profile details for Antranik Yeritsyan. more

You May Also Like

“Pertek, Harputlu ve Dersimliler için alışveriş merkezi durumunda olduğundan her cuma pazar haline geline gelmesi kaçınılmazdır. Her hafta Harputlu Ermeni ve dacig* tüccarlar, Dersimlilerle bir araya geldiklerinde tatsız olaylar da olur; hatta Kürtler ve dacigler arasında kan bile dökülür. Buna fırsat verenler aşağılayıcı sözler ve bağnaz davranışları ile dacigler olur. Öyle ki Kürtler kendilerine yapılan bu saygısızlık karşısında sabredemeyerek onların üzerine saldırır, mallarını talan eder, çoğunu cansız yere sererler. *dacig: Türk Müslümanlara denir”

“Asker kasaturayı defalarca Yusuf’un göğsüne, karnına vurup çıkarıyordu. (…) Yusuf sesini çıkarmıyordu. Sadece akrabalarından, Keko’dan su istedi. Keko cesaret edemedi. Hiçbirimiz cesaret edemedik, kimse Yusuf’a su veremedi ve Yusuf son kez konuştu: “Ah Keko, bunların yaptığı değil, sizin bu haliniz bana daha çok acı veriyor.” Yusuf’tan duyduğumuz son sözler bunlardı. Yusuf ölmüştü. Ölüsünü alıp gömmemiz lazımdı; lakin cesaret edemiyorduk. Ertesi sabah cesedin iplerini çözdüler. Kaskatı kesilmişti. Ayakta duruyor gibiydi. Taşıyıp uçurumdan aşağı attılar.”

“Oysa Horasan konusu yıllarca Dersimlilerin Türk, hem de ‘öz Türk’ oldukları yönünde şoven bir asimilasyon politikasının argümanı olarak kullanıldı. Dersimliler Horasan’dan gelmişlerdi ve Horasan ‘Türk yurdu’ idi… Bu ‘resmi’ görüşü Kürt Alevileri açısından ‘güncelleyerek’ halen savunan kalemler olduğu biliniyor. Bu kişilerin savundukları görüşe göre ‘İslam’ın özü’ olan Alevilik bir ‘Türk inancı’dır… Bu durumda hem ‘Türk yurdu’ Horasan’dan geldikleri hem de Alevi oldukları için Dersimliler ‘öz be öz Türk’ oluyorlar(!) (…) Faik Bulut Horasan meselesine değinirken ‘Bize kalırsa Kürt Kızılbaşlığın özyurdu Horasan elidir’ diyor. ‘Çünkü orası eski Med ülkesi ve yoğun Kürt coğrafyasıdır. Daha doğrusu; Kürt, Afgan, Beluci, Fars, Hint kültürünün bir arada yoğuran Zerdüşlük, Budizm, Manilik, Brahmanizm inancının beşiğidir.’ (…) Aynı konuda Mehmet Bayrak şunu söylemektedir: ‘Safevi Şahları tarafından Kuzey Horasan’a yerleştirilen ve kuzeydeki Sünni Özbeklere ve Türkmenlere karşı kullanılan Dersin kökenli bu Alevi Kürt aşiret topluluklarından bir bölümü savaş sonrasında barış aşamasında eski topraklarına geri dönüyorlar. İşte ‘Horasan’dan gelme olayı’ budur.”

“-Amca biz Cumhuriyet Halk Partisi adına seçim çalışması yürütüyoruz. Cumhurbaşkanı ve milletvekili adaylarımız için sizden oy istemeye geldik. Bu sırada Bego Amca ayağa kalktı, grubun sözcüsüne iki parmağı eksik sağ elini uzattı ve şunu dedi: -Kızım hoş geldiniz! Hele Cumhuriyet, elimde boşluğu duran parmaklarımı geri versin önce! (Emirali Yağan'ın yazısından)”