Quotessence
Home / Quotes / Quote by Mustafa Çevikdoğan

Quote by Mustafa Çevikdoğan

“Dilinden kültürüne, kanunlarından ekonomisine her şeyi ikinci el bir ülkenin fertleri olan bu insanların isimleri de ikinci eldir. Televizyon ünlülerinin isimleri verilir çocuklara. Bu mahallenin Selin’iyle zengin mahallesinin Selin’i arasında kuşak farkı vardır. Sokaklara, okullara, camilere ölmüş adamların etkin adları verilir. Kimse sevdiğiyle evlenmez, bu yüzden evlilikler de ikinci eldir. Hayatın orasına burasına dizilerden uyarlama dramlar sokuşturulur. Zaten hayatlar da kullanılmıştır. Çocuklar anne babanın yaşadığının aynını yaşar.”

Quote by Mustafa Çevikdoğan

Work

Temiz Kâğıdı

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Mustafa Çevikdoğan

Browse famous quotes and profile details for Mustafa Çevikdoğan. more

You May Also Like

“Zenginlik insana ait bir özellik değil" diyorum. "Para insanın doğal bir parçası değil; kaybolabilir, çalınabilir, soyut bir kavram, birtakım sıfırlar... Zaten hayatta anlamlı olan değerler parayla sahip olunamayanlar. Kitap, çalışacak insan, eşya alabilirsin; ama bunlar bilginin, dostluğun, paylaşma duygusunun yerini tutamaz. Oysa zengin aptallar paranın çok önemli olduğunu sanıyorlar, bu yüzden de servetlerinin kendilerine ruhsal bir ayrıcalık, özel bir mutluluk getirmesini bekliyorlar. Bu mümkün olmayınca, içleri de boş olduğu için can sıkıntısı başlıyor.”

“Kültür konusunda kendini küçümsenmiş ve yetersiz hisseden bir bilimci, klasik edebiyat ve güzel sanatlar dünyasından tamamen uzaklaşarak teselli bulur. İncinmiş bir ruh için başka bir deva da 'çokbilmiş' olmaktır. Bu durumda çevresindekiler, o günlerin gözde senaryoları, yorumları, Gödel teoremi, Chomsky'nin dilbilimi kavramı, güzel sanatlarda Rosicrucian'cı etkiler konularındaki göz kamaştırıcı konuşmaları karşısında şaşkına dönecektir. Bu, gerçekten korkunç bir intikam; ancak, eski dostlarının onu görünce kaçışmaları ile sonuçlanır. Çokbilmiş konuşma biçiminde en sık olarak kullanılan şudur: "x diye bir şey yoktur; herkesin x dediği şey gerçekte y dir." Burada x, insanların inandığı herhangi bir şey olabilir; örneğin Rönesans, romantizmin yeniden canlanışı veya sanayi devrimi; y ise işçi sınıfının gönlünde yattığı söylenen en önemli şey. Yine de çokbilmişlik bilimcilerin meslek hastalıklarından sayılmaz. Benim tanıdığım en kötü çok bilmişlerin ikisi de ekonomistti.”

“Hatalı bilimsel varsayımlar, sonradan yerlerine doğrularının konulabileceği düşünüldüğünde mazur görülebilirler; ancak, çalışmalarını ona inanmaya devam ederek sürdürenlere çok zarar verebilirler. Çünkü, teorilerine aşırı hayran olan bilimciler deneylerin ortaya koyduğu 'hayır' yanıtını kabul etmekten de aşırı ölçüde kaçınırlar. Bazen de bilimciler teorilerini sınamaya tabi tutmak yerine çevresinde oyalanır; yalnız ikinci derece sonuçları test eder, doğrudan ilgili olmayan ikincil konularla uğraşırlar; hipotezlerini çürütebilecek bir sonucun riskini göze alamazlar.”