Quotessence
Home / Quotes / Quote by Martín Ross

Quote by Martín Ross

“. This theory, based on Latin-American constructs, classify delusional beliefs in terms of “self-deceptions of feats” (grandiosity, erotomania, possession) and “self-deceptions of shield feats” (persecution, jealousy, somatoform). The shield feats would be ego-defensive behaviors that are created to make precedent a cushion on the impact on pride and social prestige that make a possible future that causes much fear for their shameful character. One of the most important shield feats is the shield feat of “awareness” where the anticipation of a future defeat or shameful fact operate as a credit to support the blow.”

Quote by Martín Ross

Work

Author

Martín Ross

Browse famous quotes and profile details for Martín Ross. more

You May Also Like

“The collective unconscious is the collective mind of the universe and is related to every individual mind. The interface of the collective unconscious and consciousness is the personal unconscious, populated by complexes. The personal unconscious is the liminal zone between individual consciousness and the collective unconscious, between man and God.”

“Toplumsal baskınlıkla birlikte değerlendirilebilecek sistemi meşrulaştırma kavramı, temelde, toplumsal kimlik kuramına dayanıyor. Bu kurama göre birey, kendini ve ait olduğu grubu yücelten tutum ve davranışlara sahiptir. Kötülükler, ‘bizden olmayanlar’a yansıtılıyor; böylece, ‘bizden olanlar’ın tertemiz olduğu yönünde, bir kendini idealize etme süreci sözkonusu oluyor. Toplumsal baskınlık kuramı ise buna bir tuğla daha ekleyip toplumda hiyerarşinin altında olanların, üstte olanları yücelttiğini gösteriyor. Sözgelimi, toplumsal kimlik yaklaşımı açısından, yoksulların, kendilerini yüceltip zenginleri kötü, insanlığı kalmamış, duygusuz kişiler olarak görmeleri beklenirken (kimi zaman bunu yapıyorlar ama her zaman değil), onlar; tersine, zenginleri yüceltip kendilerini aşağılıyorlar. Arabesk edebiyat, tam da bundan doğuyor. Sistemi meşrulaştırma kuramı, toplumsal baskınlık kuramındaki hiyerarşiyi destekleyici mitler kavramıyla aynı çizgide, ezilenlerin ezenleri yüceltmesine yol açan kimi araçlar olduğunu ileri sürüyor. Edebi anlatılarda, tarihsel olarak, bizden olmayanların kötülenmesinden, bizden olmayanların yüceltilmesine doğru bir geçiş olduğu söylenebilir. Aynı biçimde, ezilenlerin boyun eğmeyip er ya da geç hakkını aradığı anlatılardan, ezilmenin/yoksulluğun mutlaklaştırıldığı bir anlatı tarzına geçiş de sözkonusu.”

“Marksist psikolojinin temel izlekleri, yabancılaşma, ideoloji, yanlış bilinç ve yöntembilim tartışmaları olacaktır. Özellikle sosyal ve politik psikoloji alanlarında, son yıllarda, ideoloji ve yanlış bilinç kavramsallaştırmalarından esinlenilerek sistemi meşrulaştırma kuramı adında bir kuram geliştirilmiş ve bu kuramdan hareketle birçok bulguya ulaşılmıştır. Kuram, özetin özeti olarak ifade edeceksek, bu kadar adaletsizliğe karşın neden insanların isyan etmediğini ezilenlerin iç dünyalarına atıfla açıklamakta bir hayli başarılı olmuştur. Kurama göre, ezilenlerin ezici bir çoğunluğu adaletsizliği kabullenmişlerdir. Zenginler gibi yaşamak istemektedirler. Kendilerini küçük görürler. Zenginlerin güzel bir yaşamı hak ettiklerine inanırlar. Medya ve eğitim sistemi başta olmak üzere çeşitli toplumsal kurumlar ezilen çoğunluğa bu yanlış bilinç öğelerini sürekli olarak pompalarlar. Böylece, “böyle gelir böyle gider”. Toplumsal kurumlar, ezilen çoğunluğun adaletsizlikleri içselleştirmesini, onların kaderci olmalarını sağlar. Kuram, bu tür düşüncelere Marksist anlamda ‘yanlış bilinç’ der, çünkü bunlar, açıkça, ezilen çoğunluğun zararınadır ve onların ezilmeye devam etmelerini sağlamaktadır.”

“As kids, we were exposed to sexist, racist and violent cartoons and video games. We have been bombarded with images of thin females and hypermuscular males. Then we grew up and started to use Internet and then social media. For some of us, Internet has been a way to escape from loneliness, for some others it has bred loneliness. Then comes Facebook. It has been good for some of us and bad for some others. This is a place where the distinction between public space and private space has blurred. Our self-disclosure patterns have been modified. We share things that we are not supposed to share offline. Dad shot daughter’s laptop because of a letter on Facebook. Some of us built their self-esteem on how many ‘friends’ we have made on Facebook. Social media is everywhere. Nowhere else to go. Social media penetrates all aspects of our lives. This book is about this penetration. It can be read as a book for general public or as a textbook together with the educational materials provided in Appendices. It is unique in endorsing a psychological approach to social media. It tells the story of many of us. De te fabula narratur!”