“..Konuş bakalım, der gibi bana baktı. — Ey, dedim, ne diyecektim? Yoksa topal martının mı matemini tutuyorsun? Önce kafasını gösterdi: — Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi. Sonra kalbini gösterdi: — Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır. Sustu. Koca adam, barut gibi adam, köyde kimsenin sevmediği, hoşlanmadığı adam: — Ölüsünü burada bulunca ağladım, dedi. Sen hani geçen balığa gelişimizde hastalanmıştın, ben de öyle hastalandım. Balık tutmadan döndüm. Her tarafım kıyılıyordu. Eve gittim yattım. Sabahleyin ağzım zehir gibi uyandım. Dolapları karıştırdım, bir ilaç ararmış gibi. Bu tülü buldum taktım. Çengel gibi parmaklarıyla siyah bezi yakasından söktü, denize attı. — Bu da deliliğimizin bir başka türlüsü, dedi. Deniz mi bizi böyle eder, nedir? Aç şu şişeyi. Fincanın içine rakıyı koyduk. Gözünden bir damla yaş düştü berrak, keskin kokulu suya. Göğsüne vurdu. — Bu yürek, bizim yüreğimiz, bir tahtası eksiklerin yüreğidir, dedi.”
Quote by Sait Faik Abasıyanık
Work
Alemdağ'da Var Bir Yılan
Browse quotes and source details for this work. more
Author
You May Also Like
“Bildiğin dünya bildiğin dünyadır; bilmediğin dünya bilmeye ihtiyacın olan dünyadır!”
Source: Son Kuşlar
“Kendimizi canlı tutmanın tek bir yolu vardır o da dünyamızı canlı tutmaktır!”
“Dünya üzerinde yürüdüğünde bilmelisin ki bir mucize öteki mucizenin üzerinde yürümektedir!”
“Yeryüzünde yaşamayı hak etmek, öncelikle dünyayı sevmeyi gerektirir!”
“Sticking gives firm control, while entangling gives weak control.”
Source: Gorin no Sho & Dokkodo: Miyamoto Musashi
“Sonuçta, dünyaya bazı canlı renkler eklediysen, dünya tarafından iyi hatırlanacaksın!”