Quotessence
Home / Quotes / Quote by Sunday Adelaja

Quote by Sunday Adelaja

Author

Sunday Adelaja
Sunday Adelaja

Sunday Adelaja is a prominent pastor known for his unique leadership style and influence. Born on May 28, 1967, he has a wide following in the Christian community, particularly in Africa and globally. more

You May Also Like

“Griffith, verilerini 'Journal of Hygiene' diye adını kimsenin duymamışlığı konusunda Mendel'i bile kıskandıracak bir dergide yayımladı. Süklüm püklüm bir tonla yazan Griffith, sanki genetik bilimi köklerinden sarstığı için özür diler gibiydi. Çalışmasında transformasyondan mikrobiyolojideki hoş bir ilginçlik gibi bahsediyor, ama kalıtımın kimyasal temelini keşfetmiş olabileceğine hiç değinmiyordu. Son on yılın en önemli biyokimya makalesinin en önemli sonucu, ağır metin yığının altında nazik bir öksürük gibi boğulup gitti.”

“Genetik kod basittir: DNA'dan RNA inşa edilir, RNA'dan da protein inşa edilir. DNA'daki her baz üçlüsü, proteinde bir aminoasidi belirler. Oysa genomik kod karmaşıktır: Genin üzerinde, genin ne zaman ve nerede ifade edileceği ile ilgili bilgileri barındıran DNA parçaları vardır: Genlerin genom üzerindeki yerlerinin neye göre belirlenmiş olduğunu da bilmiyoruz. Genler arasındaki DNA bölgelerinin gen fizyolojisini nasıl düzenlediğini ve koordine ettiğini de bilmiyoruz. Dağların ötesinde dağların olması gibi, kodların ötesinde de kodlar vardır.”

“Artık biliyoruz ki hücrelerin içinde viral genleri tanıyıp etkileşmelerini engelleyen kadim algılayıcıları var. Bu algılayıcılar viral geni saptadıktan sonra üstüne kimyasal işaretlerle ''kullanılmaz'' damgasını vuruyorlar. Demek ki genom kendini değiştirme işlemlerine uslu uslu boyun eğmiyordu. Sihirbazlar arasında eski bir söz vardır: Bir şeyi yok etmeyi öğrenmeden önce geri getirmeyi öğrensen iyi olur. Gen terapistleri bu dersi yeni baştan öğreniyorlardı. Bir geni hücrenin içine çaktırmadan yerleştirmek kolaydır. Asıl zorluk onu tekrar görünür kılmaktı.”

“1980'lerden bu yana neredeyse otuz yıl boyunca, psikologlar ve genetikçiler aynı koşullarda büyütülmüş özdeş ikizlerin nasıl ıraksak gelişim yazgıları izlediklerini açıklayabilecek ince farkları belgelemeye ve ölçmeye çalıştılar. Fakat somut, ölçülebilir, sistematik farkları bulmak için yapılan tüm girişimler başarısız oldu: İkizler aynı ailede büyümelerine, aynı evde yaşamalarına, genelde aynı okula gitmelerine, neredeyse aynı yemekleri yemelerine, çoğu zaman aynı kitapları okumalarına, aynı arkadaş çevrelerine sahip olmalarına ve aynı kültürden beslenmelerine rağmen nasıl oluyorsa bariz biçimde birbirinden farklı oluyorlardı. Bu fark nereden kaynaklanıyordu? 20 yıl içinde yapılan 43 çalışma sonunda güçlü ve tutarlı bir yanıta ulaşıldı: ''sistematik olmayan, kendine özgü, tesadüfi olaylar''. Hastalıklar. Kazalar. Travmalar. Tetikleyiciler. Kaçırılmış bir tren; kayıp bir anahtar; kafayı kurcalayan bir düşünce. Moleküllerdeki oynamalar sonucu genlerde meydana gelen oynamalar; genlerdeki oynamalar sonucu biçimde meydana gelen oynamalar. Venedik'te bir kavisi dönerken kanala düşüp suya kapılmak. Aşka kapılmak. Hayatın tesadüfleri. Şans. Bu yanıt çileden çıkarıcı değil mi biraz? Onlarca yıllık araştırmaların ardından yazgıyı ortaya çıkaran şeyin sonuçta ... yazgı olduğunu mu söyleyeceğiz? Canlıları oldukları gibi yapan şey ... öyle olmalarıdır mı diyeceğiz? Bu formülasyonda çok aydınlatıcı bir güzellik var bence.”