Quotessence
Home / Quotes / Quote by Hüseyin Nihal Atsız

Quote by Hüseyin Nihal Atsız

“Türk milleti, Türk kökünden gelenlerle Türk kökünden gelmiş olanlar kadar Türkleşmiş kimselerden meydana gelen topluluktur. Şuuraltında veya duygularının gizli yönünde başka bir ırkın şuur ve özleyişini taşımayan kimselerdir.”

Quote by Hüseyin Nihal Atsız

Work

Türk Ülküsü

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Hüseyin Nihal Atsız

Browse famous quotes and profile details for Hüseyin Nihal Atsız. more

You May Also Like

“Milliyetçilik kendisini reklam ederken daha olgun kafalara hitap etmek mecburiyetindedir. Komünizmi en iptidaî insana anlatmak ve kabul ettirmek kolaydır. Zaten onlar yalan söylemekten de asla çekinmedikleri için her fert veya zümreye göre söyleyecekleri yalanlar hazırdır. Milliyetçilikte ise ne yalana tenezzül, ne dünya cenneti, ne de ahret cenneti vaadi vardır. Milliyetçilikte yalnız tek yasa vardır: Görev yapılacaktır.”

“Milliyetçilik büyük ve asîl bir inançtır. Bir fedakârlık duygusudur. Hiçbir karşılık beklemeden kendini yok etmek düşüncesidir. Bu bakımdan dinden de üstündür. Dindar, yarınki bir âlemin cennetine ve nimetlerine kavuşmak için kendisini feda eder. Bu fedakârlık, hiçbir şey ummadan kendisini yokluğun karanlıklarına atan bir milliyetçinin fedakârlığı ile asla ölçülmez. Böyle bir ölüm, çirkin bir hayattan daha çok insana yakışır. Hayatı, bu şekilde insanî anlamı ile telkin etmek milliyetçilik felsefesinin baş ilkesidir.”

“Bir nesli milliyetçi olarak yetiştirmenin birinci şartı okullarda ona millet sevgisi, millet uğruna fedakârlık düşüncesi aşılamak, geçmiş yüzyılların millî miraslarını öğretmektir. Bunu yapabilmek için milliyetçi öğretmen, milliyetçi ders programı lâzımdır. Solcu-kozmopolit yazarların eserlerini okutan edebiyat öğretmenleri, kozmopolit tarih kitaplarıyla milliyetçi gençlik yetişmez. Hele küçük çocuklara hitap eden dergilerin zararlı telkinleri ancak kanunun sert tedbirleriyle önlenebilir.”

“Her şeyden önce ahlakımızın ve seciyenizin kuvvetine istinat ediniz. Her şeyden önce memleketiniz ve milletiniz için çalışınız. Bu yolda yürürken budala, safdil, aptal diyecek veya o gözle bakacak kurnazlara ve züppelere rast geleceksiniz. Gençler… Aptallığı ve safdilliği, hırsızlık ve ahlaksızlığa tercih ediniz. Osmanlı devletini ve meşrutiyet Türkiye’sini lekeleyen çirkefleri Cumhuriyet tarihine bulaştırmamak en büyük mefkûreniz olsun. En küçük memuriyetlerden en büyük makamlara kadar geçeceğiniz yollarda dürüst olunuz. Arkanızda karanlık, çamurlu ve çirkefli dedikodular yerine; berrak, temiz, nurlu ve sitayişli izler bırakmaya çalışınız.”

“That, my dear detective, was the other San Francisco. You've probably seen it before, just out of the corner of your eye. You've probably dismissed it all your life. Maybe you always told yourself you'd just had too much to drink." She paused, her gaze heavy on his face. MacMillian squirmed. "But I'm guessing you always knew better." His head was throbbing. He shook it once, twice, but it didn't clear. "I don't get it, Miss..." "Alan," she supplied. He nodded. "Ms. Alan. Why are you here?" Her eyes darkened. "Because there are things that go bump in the night, Mr. MacMillian. It's my job to bump back.”