Quotessence
Home / Quotes / Quote by Mehmet Murat Ildan

Quote by Mehmet Murat Ildan

“Beklenmedik bir ışıkla bir anda aydınlanabilirsin! Umudun tamamen bitmesini önleyen şey, hayatın bu 'neredeyse yokluktan bir anda sürpriz yardım yaratabilme' dehası ve lütfudur! Ama unutma ki hayat bu yardımı yapmaya senin inancın ve kararlılığına bakarak karar verir!”

Quote by Mehmet Murat Ildan

Author

Mehmet Murat Ildan
Mehmet Murat Ildan

Mehmet Murat Ildan is a renowned Turkish writer born on May 16, 1965. His works span various literary forms including novels, essays, and poetry, and have gained widespread popularity among readers. more

You May Also Like

“Hayat yolculuğunun sonunda bir ışık görüyorsan hayal görüyorsun demektir çünkü ışık sadece yaşarken var ve her sorun sadece yaşarken çözülebilir, sadece yaşam sınırlarımız içerisinde her şey mümkündür çünkü ölüm senin elinden bütün güçleri alır, seni sıfırlar, kocaman bir sıfır olursun, ama yaşarken sonsuz sayılara ulaşman mümkün.”

“Evindeki eşyaları azalt; etrafındaki kalabalıkları azalt; kafandaki düşünceleri azalt, etrafında ve zihninde çok fazla şey var, hepsi birer perde sanki, etrafını, önünü, arkanı sağını ve solunu görmeni engelliyorlar, bunları azaltabildiğin kadar azalt, bunlardan kurtulabilidiğin kadar kurtul! Etrafını ve zihnini sadeleştir, berraklaştır, bırak evren seni görsün ve sen de evreni! Etrafında çok fazla sis var, dağıt onları!”

“Hayatta her şeyi kontrol edemeyeceğini anladığın zaman insanda bir yenilgi hissiyle beraber harika bir rahatlama hissi oluşur! Ve şimdi sıkı dur, dostum, o kabullenişin verdiği rahatlamayla bazen o kontrol edemediğin şey de - sanki görünmez bir el sana bir kıyak çekermiş gibi - kontrol altına alınır! Bu herhalde evrenin senin yenilgiyi kabul edişin karşısında yaptığı güzel bir jesttir!”

“I am unpacking my library. Yes, I am. The books are not yet on the shelves, not yet touched by the mild boredom of order. I cannot march up and down their ranks to pass them in review before a friendly audience. You need not fear any of that. Instead, I must ask you to join me in the disorder of crates that have been wrenched open, the air saturated with the dust of wood, the floor covered with torn paper, to join me among piles of volumes that are seeing daylight again after two years of darkness, so that you may be ready to share with me a bit of the mood — it is certainly not an elegiac mood but, rather, one of anticipation — which these books arouse in a genuine collector. For such a man is speaking to you, and on closer scrutiny he proves to be speaking only about himself.”