“İki taraf da kritik dakikalar geçirir. İngilizler, belki yorgunluktan, belki de ayak bastıkları toprağı ve bu toprağın sakladığı sırları bilememekten yürüyüşlerine devam etmezler. Arkadan 57. alay yetişir. Karaya çıkan düşman 8 taburdan fazladır. Mustafa Kemal'in elinde bu kadar kuvvet yoktur. Fakat derhal süngü taktırır. Bir dakika sonra da taarruz emrini vermiş ve taarruz başlamıştır(sabah saat 10). Kendisi Conkbayırı'ndan harekatı idare eder. Sağ sol birliklerle irtibatlar kurmaya çalışır. Taarruz ilerlemektedir. Bu harekatı anlatırken onun sözleri şunlardır; ''Herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştı.'' Ya öldürmek ya ölmek! Zaten bu verilmiş bir emirdir. Yerine getirilen bir emirdir. çünkü askerini bu taarruza kaldırırken etrafına topladığı alay subaylarına verdiği emirler şudur; ''Size ben taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum... Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir...'' Evet, içinde bulundukları an, kritik bir andı. öldürmek ve ölmek lazımdı. Kumanda yerindeydi. Kumandan, işte böyle bir anda bu emri verebilen insandır. Bu emri alanlar, öldürmeyi ve ölmeyi bilen insanlardı. Netice şu oldu. düşmana saldırıldı. Boğuşuldu. düşman dayanamadı. Geri çekildi. sahile kadar gerileyerek oralarda tutunabildi. Arıburnu cephesi işte böyle açıldı. Ya 57. alay? 57. alay bir başka türlü alaydı. 57. alaydan bu gök kubbede baki kalan bir hoş sadadır. Çünkü Çanakkale Harbi'nde 57. alay tamamen şehit oldu.” AtatürkçAnakkale Savaşı Book:Tek Adam Mustafa Kemal : 1881-1919 Source: Tek Adam Mustafa Kemal : 1881-1919