“Birbirleri için en ağza alınmaz yazılar yazdıkları, kalplerini en tamir edilmez yerinden, sanatkâr gururlarından kırdıkları oluyordu. Okuyanlar: “Bunlar artık imkânı yok yüz yüze gelemezler" kararına henüz varmadan, hangisi erken sarhoş olursa hemen ötekine koşuyor, boynuna sarılarak af diliyordu. Kâmil Bey bu cins yazarları, huysuz, şımarık, hastalıklı çocuklara benzetti. İlk zamanlar, bunların arasında, kendisini ruhça ve bedence sıhhatli bulduğu için bir acayip utanma duydu” Türk YazarlarTürk EdebiyatıTürk EdebiyatçılarıTürkçeTürkTürkiyeKemal TahirEsir şEhir üçLemesiEsir ŞEhrin İNsanları Book:Esir Şehrin İnsanları Source: Esir Şehrin İnsanları
“Çöken imparatorluk, aydınlarını da, uçuruma beraber sürüklemekteydi. İslamcılığın 350 milyonla sayılan kalabalığı, Turancılığın yüz milyonla hesaplanan uçsuz bucaksız stepleri üzerine kurulan hayaller, Balkan bozgunundan sonra, asırlık baskılarla hadım edilmiş sinirlere, şehvet! bir kımıldama vermiş, dört yıllık kanlı' boğuşma bu bunak sinirleri işte bu bitkin kımıldamanın tam ortasında çekip koparmıştı. Osmanlı aydınları için artık geçmişe sığınmaktan başka çare yoktu ama artık sığınacak geçmiş neredeydi?” Türk Yazar SözleriTürk YazarlarTürk Yazar öZdeyişleriTürk EdebiyatıTürk EdebiyatçılarıTürkçeTürkiyeKemal TahirTürk RomanıEsir ŞEhrin İNsanları Book:Esir Şehrin İnsanları Source: Esir Şehrin İnsanları
“Zamanın hâkim sosyal fikri (din) olduğu, herkes servetini, canını, şerefini ona bağladığı halde, onu kurtarıp yaşatalım derken nasıl da kolayca berbat etmişlerdi. İşte, her vesika, her ferman, her kadı mahkemesi hükmü, dini, başka başka kazançlara alet edebilmek için, akıl almaz şeriat hileleriyle dolu.” Türk Yazar SözleriTürk YazarlarTürk EdebiyatıTürk EdebiyatçılarıKemal TahirEsir şEhir üçLemesiEsir ŞEhrin İNsanları Book:Esir Şehrin İnsanları Source: Esir Şehrin İnsanları