“Bizim için muasırlaşmak demek, Avrupalılar gibi otomobiller, tayyareler yapıp kullanabilmek demektir, muasırlaşmak şekilce ve maişetçe Avrupalılara benzemek değildir.” ModernismModernisationModernizmAsriyyetMuasırlaşmakçAğdaşlaşma Book:Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak Source: Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak
“Dünyada başka mesut milletler de vardı. Onların bizim yaşlardaki gençleri hiç de bizim bu anda olduğumuz gibi bir “olmak ve olmamak” meselesiyle meşgul değildiler. Onlar aşkı, sporu düşünüyorlar, yaşlarının tabii iştiyakları ve meseleleriyle meşgul oluyorlar, kurulmuş bir hayatın imkânlarından istifade ederek çalışıyorlardı. Biz ise el parçası kadar bırakılmış, çok harap bir vatanda yaşamak imkânlarını düşünüyorduk.” Turkish LiteratureTürk EdebiyatıRomanAhmet Hamdi TanpınarModernizmMilli Mücadele DönemiModern Türk EdebiyatıSahnenin DışındakilerTanpınar Book:Sahnenin Dışındakiler Source: Sahnenin Dışındakiler
“Modern ilerlemenin vebası: kolonileştirme, ticaret, beleş Kutsal Kitap'lar, savaş, hastalıklar, takma kol ve bacaklar, fabrikalar, köleler, delilik, nevrozlar, psikozlar, kanser, frengi, verem, kansızlık, grevler, lokavtlar, kıtlık, hiçlik, boşluk, tedirginlik, kavga, umutsuzluk, sıkıntı, intihar, hileli iflas, damar sertliği, megalomani, şizofreni, fıtık, kokain, asit prusik, boğucu gaz bombaları, gözyaşartıcı gazlar, kuduz köpekler, kendi kendine telkin, kendi kendini zehirleme, psikoterapi, hidroterapi, elektrik masajları, elektrik süpürgeleri, konserve et, besleyici haplar, hemoroidler, kangren... Artık ıssız ada yok. Cennet yok. Göreceli mutluluk da yok. Kendilerinden delicesine kaçmaya çabalayan insanlar; kurtuluşu arayarak buzulların altında ya da tropikal bataklıklarda, ya da tırmanarak Himalaya'lara ya da boğularak stratosferde... XVIII. Yüzyıl insanları, böyle bir son özlüyorlardı. Sonunda bıktılar bundan. Başladıkları yere dönmek istediker, dölyatağına yeniden gelmek.” UmutsuzlukKaçışModernizm Book:Black Spring Source: Black Spring