“(...) onu yöneten aslında kendisi değil; duyguları, sabırsız kişiliğiydi. Bir şeyler olacaksa hemen olmalı ya da hemen olmuyorsa hiç olmamalıydı ona göre. İçinde onu kontrol eden laftan anlamaz bir çocuk yaşıyordu ve Can, bu çocuktan nefret ediyordu. Bazen gerçekten de uzun sürecek bir şeyi, gerçekleşmesi mucize olacak kadar kısa bir süre de olsun istiyor ve haliyle o kadar kısa sürede gerçekleşmeyince de umutsuzluğa bürünüp kendi benliğine saldırıyordu.” UmutsuzlukDuygularNefretBenlikKontrolSaldırıSabırsız Book:Yalnızlaşan İnsan Source: Yalnızlaşan İnsan