Quotessence
Home / Topics / Umutsuz Quotes

Umutsuz Quotes

Browse 19 quotes about Umutsuz.

Umutsuz Quotes

“Bu beni öldürüyor, çünkü senin için hissettiklerimi bilmeden bir gün daha geçirmeni istemiyorum. Ama sana âşık olduğumu söylemeye hazır değilim, çünkü âşık değilim. Henüz değil. Ama bu hissettiğim her neyse hoşlanmaktan çok daha fazla. Çok daha fazla. Son birkaç haftadır bunu anlamaya çalışıyordum. Neden tarif edebileceğim başka bir kelime olmadığını düşünüyordum. Sana tam olarak ne hissettiğimi söylemeyi istiyorum, ama lanet olası sözlükte hoşlanmak ve sevmek arasındaki noktayı tarif edebilecek bir kelime yok, ve o kelimeye ihtiyacım var. İhtiyacım var, çünkü söylediğimi duymanı istiyorum.” Yaşamak. Kelime sanki hep orada, sözlükte ait olduğu yerde, hoşlanmak ve sevmek arasına saklı kalmıştı. “Yaşamak,” dedim. "Bu kelimeyi kullanabilirsin." "Seni yaşıyorum, Sky" dedi dudaklarıma doğru. "Seni doya doya yaşıyorum.”

“Sarhoş musun?" diye sordum. Parmaklarını dudaklarıma bastırıp gülmesine engel olmaya çalıştı, ama beceremedi. "Hayır. Evet." "Ne kadar sarhoş?" Başını boynuma yaklaştırıp dudaklarını köprücük kemiğimde hafifçe gezdirince içime bir sıcaklık yayıldı. "Sana kötü şeyler yapmayı isteyecek kadar sarhoşum, ama sarhoşken yapmak isteyecek kadar sarhoş değilim," dedi. "Ama yaparsam, yarın yaptıklarımı hatırlayacak kadar sarhoşum.”

“Seni üzdüğünde gökyüzünü düşüneceğine söz verir misin?" Benden neden bu sözü vermemi istediğini bilmiyordum, yine de kafamı salladım. "Ama neden?" "Çünkü." Başını yıldızlara çevirdi. "Gökyüzü her zaman güzeldir. Karanlık, yağmurlu ya da bulutlu olsun, bakmak her zaman keyif verir. Bu en sevdiğim şey, çünkü kaybolursam, kendimi yalnız hissedersem ya da korkarsam, tek yapmam gereken kafamı kaldırıp bakmak, ne olursa olsun orada olacak... ve her zaman güzel olacağını bileceğim.”

“Ağzıma o kadar odaklanmıştı ki, okuduğumun tek kelimesini bile duymadığını düşünüyordum. Kitabı kapatıp karnıma koydum. Kitabı kapattığımın bile farkında olduğunu sanmıyordum. "Neden konuşmayı kestin?" dedi, ne ifadesi değişmiş ne de bakışlarını dudaklarımdan ayırmıştı. "Konuşmak mı?" diye sordum merakla. "Holder, kitap okuyorum. Arada fark var. Ve görünüşe bakılırsa, hiç dikkat etmiyorsun." Gözlerimin içine bakıp sırıttı. "Ah, dikkat ediyorum," dedi. "Dudaklarına. Ağzından çıkan kelimelere dikkat etmemiş olabilirim, ama dudaklarına kesinlikle dikkat ediyordum.”

“Gerçeğin özgürleştirici ışığına umutsuzca ihtiyaç duyan her konuda uyanık olanlar uyuyanları uyandırsınlar yoksa uyuyanlar sonsuza dek uyurlar!”