“Dışarıdan bakan birinin dalgalı dalgalı göreceği yüzünde, merak izi bile bulamayacağı, umut izi bile sezemeyeceği yüzünde, salt gözleri canlıdır sanki adamın. Gökyüzüne bakar. Bugün belki güneş çıkmıştır diye, çıkacaktır diye. Bugün olmazsa yarını var bunun, daha öbür günü var. Ama pencerenin önüne geldiğinde, kesinlikle bildiği şu oluyor: Güneş bugün de çıkmayacak, görünmeyecektir… Oysa, daha yatağındayken, ışığın değiştiğinin farkına varmadıkça, pencereye gittiğinde güneşi görebileceğini nasıl aklına getirir bu adam? Daha önce de söyledik. Tuhaflıkları, gariplikleri var bu kişiceğizin… Umudu yüzüne bile çıkarmadan, biraz da alıkça, gönlünde besleyip duruyor…” UmutBilge KarasuGöçmüş Kediler BahçesiThe Garden Of The Departed Cats Author:Bilge Karasu
“Usancı, bezginliği bir an unutturan bir şey varsa, yaşama sokuverdiğimiz umuttur. yaşama katabildiğimiz, katmayı becerebildiğimiz umuttur... Umut? Umut diye bir şey uyduruvermekle ayak üstü, pek bir şey söylenmiş oluyor mu?” YaşamUmutBilge KarasuAltı Ay Bir Güz Book:Altı Ay Bir Güz Source: Altı Ay Bir Güz