Quotessence
Home / Authors / J.D. Salinger

J.D. Salinger Quotes

Author

Filter quotes by topic

Famous J.D. Salinger Quotes

“Mrs. Glass directed a long and oddly comprehensive look at his profile. “He’s a young boy not out of college yet. And you make people nervous, young man,” she said— most equably, for her. “You either take to somebody or you don’t. If you do, then you do all the talking and nobody can even get a word in edgewise. If you don’t like somebody— which is most of the time —then you just sit around like death itself and let the person talk themself into a hole. I’ve seen you do it.”

“As a matter of simple logic, there's no difference at all, that I can see, between the man who's greedy for material treasure —or even intellectual treasure — and the man who's greedy for spiritual treasure. As you say, treasure's treasure, God damn it, and it seems to me that ninety percent of all the world-hating saints in history were just as acquisitive and unattractive, basically, as the rest of us are.”

“You’ve got a goddamn bug today—you know that? What the hell’s the matter with you anyway?" Franny quickly tipped her cigarette ash, then brought the ashtray an inch closer to her side of the table. "I’m sorry. I’m awful," she said. "I’ve just felt so destructive all week. It’s awful. I’m horrible." "Your letter didn’t sound so goddamn destructive." Franny nodded solemnly. She was looking at a little warm blotch of sunshine, about the size of a poker chip, on the tablecloth. "I had to strain to write it," she said.”

“İsa duasının tek ama tek bir amacı vardır. O da, duayı okuyan insanı Hazreti İsa Bilinciyle donatmak. Yoksa, şöyle sıcacık, kibirli bir buluşma yeri kurup, içine de seni kollarına alarak bütün ödevlerinden azad edecek ve bütün o pis dünyevi dertlerini ve Profesör Tupperlarını bir daha geri gelmeyecekleri şekilde defedecek şöyle yapış yapış, muhteşem bir göksel şahsiyet koymak değil onun amacı.”

“Aslında fikir şu, er veya geç, dua dudaklardan ve baştan kalpteki bir merkeze iniyor ve, kalp atışlarıyla tam bir uyum halinde, kişinin otomatik bir işlevi oluyor. Derken, bir süre sonra, dua bir kez kalpte otomatik hale geldi mi, o kişinin eşyanın gerçekliği denen şeye girmesi beklenir. Bu konu her iki kitapta da ortaya atılmıyor aslında, ama, Doğu terimleriyle söylersek, bedende çakra adı verilen yedi hassas nokta vardır ve bunlardan kalple en yakından bağlantılı olanına da anahata adı verilir ki, bunun korkunç duyarlı ve güçlü olduğu kabul edilir ve harekete geçirildiği zaman da bu, kendi adına, iki kaş arasında yer alan ve acna adı verilen bir başka merkezi harekete geçirir-bu, epifiz bezidir aslında, daha doğrusu epifiz bezinin etrafını saran bir auradır- ve ardından- tombala, mistiklerin 'üçüncü göz' adını verdikleri bir açılma olur...Hindistan'da Allah bilir kaç yüzyıldır capam diye bilinen bir şeydir bu. Capam, Tanrının beşeri adlarından herhangi birinin tekrarlanmasıdır. Ya da onun insan ya da hayvan biçiminde yeryüzünde vücut bulmalarına- işin tekniğine girersen, avatarlara- verilen adların tekrarlanması. Bunun ardında yatan düşünce şu ki, bu adı yeterince söylersen, eninde sonunda bir cevap alacaksın demektir. Tam cevap da değil aslında, bir karşılık”