“Yok olacağım, yok olacağım. Yok, yok, yok olacağım. Hem de bu genç yaşımda. Üstümden yıllar, yıllar, yıllar geçecek. Yüzyıllar geçecek. Milyonlarca, milyonlarca yıllar geçecek. Ben yokluğu yaşayacağım. Yokluğu, yokluğu yaşayacağım... Hiç hiç var olmayacağım. Bu yağan yağmur, bu esen yel, doğan güneş... Açan bahar, sıcak bir dost eli... Öyleyse Murtazayı niçin öldürttüm? Ölümden, hiç olmazsa benim korktuğumdan daha çok korkuyordu. Murtaza ölmeseydi, ben de sonuna kadar yaşardım. Murtazayı öldürtmekle ölümü çağırdım. Neden, sebep ne? Murtaza yaşasaydı bu iş de bitmiş olurdu. Mahmut onu hiç öldürmek istemiyordu. Neden zorladım adamı? Murtazanın ölümü Mahmudun da ölümü demekti. Mahmut bunu biliyordu. Neden kabul etti ölümü?” KorkuöLümYaşar KemalDemirciler Carsisi Cinayeti Book:Demirciler Çarşısı Cinayeti Source: Demirciler Çarşısı Cinayeti
“Bu savaşlar bizi perişan etti. Korku bizim iliklerimize işlemiş. Ya köküne kadar, ölürcesine korkuyoruz ya da hiçbir şeyi umursamıyoruz. Biz her şeyimizi, insanlığımızı yitirdik. Bu savaşlar neyimiz var, neyimiz yoksa hepsini aldı götürdü. Yüreğimiz çırılçıplak kaldı. Ölenlerimiz öldü, ölmeyenlerimiz de paramparça, liyme liyme. Çok şükür ki daha korkuyoruz. Onu yitirmedik. Ya onu da yitirseydik, korkuyu da!..” InsanlıkKorkuSavaşVarlık Book:Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana Source: Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana