Quotessence
Home / Quotes / Quote by Ahmet Ümit

Quote by Ahmet Ümit

“Herkesin gözü güllerde kaldı..." diyor vazoyu masanın ortasına yerleştirirken, "Nereden bulursun böyle güzel çiçekleri?" "Kurtuluş'un girişindeki mezarlıktan." İskemleye oturmak üzereyken bir an duruyor. Sözlerimin gerçek olabileceğini sanıyor. Evgenia böyledir işte. Birini sevmişse onun her söylediğine inanmaya meyillidir. Ama sesimdeki muzip tını ele veriyor beni. Gözleri yüzümde. Anlıyor şaka yaptığımı, en azından kuşku duyuyor. Başını sallayarak oturuyor tam karşıma.”

Quote by Ahmet Ümit

Book:Kavim

Work

Kavim

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Ahmet Ümit

Browse famous quotes and profile details for Ahmet Ümit. more

You May Also Like

“Mary Cavendish'i ilk gördüğüm anı hiçbir zaman unutmayacağım. Parlak ışıkta belirginleşen ince, uzun, biçimli vücudunu ve daha önce tanıdığım hiçbir kadında görmediğim o ilginç, muhteşem gözlerinde anlam bulan alev alev yanan pırıltıyı. Bu ince, zarif, uygar bedendeki ehlileştirilememiş vahşi ruhun asla ifade bulamadığı sakin, dingin doğasında belirginleşen yoğun gücü... bunlar kafamın bir tarafına adeta kazınmıştı. Ve asla unutmayacaktım.”

“Evet, artık yaşlanmıştı Beyoğlu. Üstelik güzel bir yaşlanma değildi bu. İnsanlar iyi bakmamışlardı ona, yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en çekici kadını olarak tarif ettikleri bu benzersiz yerin, vakitsiz çökerek adeta bir acuzeye dönüşmesi için ellerinden geleni yapmışlardı. Ancak barbarlara yakışır bir açgözlülükle, yüzyıllık binalarını yıkmış, zarif sokakların canına okumuş, zaten küçük olan meydanlarını iğrenç apartmanlarla doldurmuşlardı. Hâlâ cazibesini koruması, bırakın korumayı, ayakta durması bile mucizeydi.”

“En çok da böyle yorgun düştüğüm anlarda ortaya çıkardı acı hatıralar. Yolu yoktu, ne zaman bu kara duygulara kapılsam, uyku aklımı teslim alıncaya kadar sürerdi işkence. Bütün mesele uyanıklıkla uyku arasındaki o süreyi kısaltmaktaydı. Şimdi de gözümde büyüyordu işte o belirsiz zaman dilimi. Belki de derhal çıkıp gitmeliydim bu evden, zihnimi şu cinayet meselesiyle meşgul etmeli, yeniden hayatın çılgın temposuna bırakmalıydım kendimi. Böylece kurtulurdum belki bu ıssızlıktan, bu soğuktan, bu acımasız boşluktan. Bedenimi, aklımı yormalı, o kada yormalıydım ki hatırlamaya, hissetmeye, düşünmeye mecalim kalmamalıydı.”

“Abdülhamid'in Alevi ve Ezidileri Sunnileştirme politikası başarılı olmamış; ancak Kürt blokunun parçalanmasında ve misyonerlerin uzaklaştırılmasında başarılı olmuştu. Öte yandan Arapların yanı sıra gerek Sunni gerekse Alevi Kürt aşiret reislerini yanına çekebilmek için Aşiret Mektebi'ni kuruyor ve Dersim'den kimi aşiret reislerinin çocuklarını da burada kendi ilkeleri doğrultusunda yetiştiriyordu. Yaptığı bir başka uygulama ise, bu gençlerin geldikleri yörelere misyoner niteliğinde Hanefi din adamları göndermekti. Nitekim bu misyoner faaliyetinin sonucudur ki, Dersimli Aleviler o tarihten sonra başta cenaze törenleri olmak üzere kimi alanlarda Kuran'a başvuruyorlardı.”