Quotessence
Home / Quotes / Quote by Ahmet Ümit

Quote by Ahmet Ümit

“Evet, artık yaşlanmıştı Beyoğlu. Üstelik güzel bir yaşlanma değildi bu. İnsanlar iyi bakmamışlardı ona, yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en çekici kadını olarak tarif ettikleri bu benzersiz yerin, vakitsiz çökerek adeta bir acuzeye dönüşmesi için ellerinden geleni yapmışlardı. Ancak barbarlara yakışır bir açgözlülükle, yüzyıllık binalarını yıkmış, zarif sokakların canına okumuş, zaten küçük olan meydanlarını iğrenç apartmanlarla doldurmuşlardı. Hâlâ cazibesini koruması, bırakın korumayı, ayakta durması bile mucizeydi.”

Quote by Ahmet Ümit

Work

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Ahmet Ümit

Browse famous quotes and profile details for Ahmet Ümit. more

You May Also Like

“En çok da böyle yorgun düştüğüm anlarda ortaya çıkardı acı hatıralar. Yolu yoktu, ne zaman bu kara duygulara kapılsam, uyku aklımı teslim alıncaya kadar sürerdi işkence. Bütün mesele uyanıklıkla uyku arasındaki o süreyi kısaltmaktaydı. Şimdi de gözümde büyüyordu işte o belirsiz zaman dilimi. Belki de derhal çıkıp gitmeliydim bu evden, zihnimi şu cinayet meselesiyle meşgul etmeli, yeniden hayatın çılgın temposuna bırakmalıydım kendimi. Böylece kurtulurdum belki bu ıssızlıktan, bu soğuktan, bu acımasız boşluktan. Bedenimi, aklımı yormalı, o kada yormalıydım ki hatırlamaya, hissetmeye, düşünmeye mecalim kalmamalıydı.”

“Abdülhamid'in Alevi ve Ezidileri Sunnileştirme politikası başarılı olmamış; ancak Kürt blokunun parçalanmasında ve misyonerlerin uzaklaştırılmasında başarılı olmuştu. Öte yandan Arapların yanı sıra gerek Sunni gerekse Alevi Kürt aşiret reislerini yanına çekebilmek için Aşiret Mektebi'ni kuruyor ve Dersim'den kimi aşiret reislerinin çocuklarını da burada kendi ilkeleri doğrultusunda yetiştiriyordu. Yaptığı bir başka uygulama ise, bu gençlerin geldikleri yörelere misyoner niteliğinde Hanefi din adamları göndermekti. Nitekim bu misyoner faaliyetinin sonucudur ki, Dersimli Aleviler o tarihten sonra başta cenaze törenleri olmak üzere kimi alanlarda Kuran'a başvuruyorlardı.”

“Dersim özgürlüğün arka bahçesi, zulümden kaçan, kılıçtan kurtulanların barınağı, hainliğe, hileye-hurdaya, korkaklığa, kalleşliğe yol vermeyen, gönüllerinde insan sevgisi, beyinlerinde sömürüsüz-sınıfsız ideallerin volta attığı bir gül bahçesi. Bahçeyi kucaklayan dağları yüce, ırmakları coşkuludur. Dersim, silah olur patlar, saz olur çalınır, öykü olur anlatılır, semah olur dönülür, cem olur tutulur...”

“Manastır, bundan önce de söylediğimiz gibi Dersimli Ermeniler ve Kızılbaşlar için çok önemliydi. Tanrı'ya olan inançlarını güçlendirmesi ve Ermenilere ait olan bu kutsal yere yürekten bağlanmalarını sağlamasıyla, dağlılar üzerinde etkisi şüphesiz büyük olan bu manastır eski ihtişamını ve güçlü din adamı kadrosunu yitirmiş olsa da, Dersim'deki tek faal manastır olarak yine de bölgenin her yerinde büyük manevi etkiye sahiptir. Havlor Surp Garabed manastırı herkes için, herkes de onun için var. Ermenisi de Kürdü de tapar ona. Senede bir iki kez büyük armağanlarla, kurbanlarla Dersim'in her yerinden adağa gelirler.”

“Pertek, Harputlu ve Dersimliler için alışveriş merkezi durumunda olduğundan her cuma pazar haline geline gelmesi kaçınılmazdır. Her hafta Harputlu Ermeni ve dacig* tüccarlar, Dersimlilerle bir araya geldiklerinde tatsız olaylar da olur; hatta Kürtler ve dacigler arasında kan bile dökülür. Buna fırsat verenler aşağılayıcı sözler ve bağnaz davranışları ile dacigler olur. Öyle ki Kürtler kendilerine yapılan bu saygısızlık karşısında sabredemeyerek onların üzerine saldırır, mallarını talan eder, çoğunu cansız yere sererler. *dacig: Türk Müslümanlara denir”