“Yürümek bile ne kadar zor, yaşamak ne kadar iğreti bir eylem, gelecek nasıl korkunç ve geçmiş neden üzerimize atlayıp hareket etmemizi zorlaştıran bir karabasan gibi… Kırık bir vazoyum sanki ne bir güzelliğe ne de bir işleve sahibim. Kendime dahi yabancılaşmışım bunca zaman. Neden ve niçinler ile geçen insan yaşamı, kaygı üretip duran zihin ve acı pompalayan kalpler… İşte şehir meydanları, her yer gardı düşmüş ağır yaralı yenik savaşçılarla dolu. Var oluşu sürdürmek en büyük günah ve dünya bu günahın cehennemiymiş meğer… Bu zamana kadar sevdiklerimden kaçtım ve kaçarak onları kaybettim. Artık tekrar aynı hataya düşmemeliyim. Mademki cehennemdeyim ve buradan kurtulmayı diliyorum ama kurtulamıyorum; o zaman içinde bulunduğum cehennemi, dostum Mert ile birlikte, kendi zevklerime göre yeniden inşa etmeliyim…”
Quote by Tolga Gökçen
Book:Yalnızlaşan İnsan
Work
Yalnızlaşan İnsan
Browse quotes and source details for this work. more
Author
You May Also Like
“Umut, korkunç bir fırtınanın içinde ısrarla bir gökkuşağı görmektir!”
“Ceplerini boşalt," dedi. "Bakalım ceplerinde 'umutlar' ve 'çelenkler' için neler var.”
“Durumun ve şartların umutsuz olması, senin de umutsuz olmanı gerektirmez!”
“Always conquer the location by using the virtues of its features.”
Source: Gorin no Sho & Dokkodo: Miyamoto Musashi
“En sonunda güneş yüzünü gösterdi. Böyle günlerde bütün sorunların bir çözümü var sanıyor insan.”
Source: Arctic-Nation
“Umutsuzluğun karanlığındayken, zihninde umut belirdiği an, etrafında da ışıklar belirir!”
“Umut, bu karanlık evrende güneşten sonraki en büyük güneştir!”