Quotessence
Home / Quotes / Quote by Mehmet Murat Ildan

Quote by Mehmet Murat Ildan

Author

Mehmet Murat Ildan
Mehmet Murat Ildan

Mehmet Murat Ildan is a renowned Turkish writer born on May 16, 1965. His works span various literary forms including novels, essays, and poetry, and have gained widespread popularity among readers. more

You May Also Like

“Bu savaşlar bizi perişan etti. Korku bizim iliklerimize işlemiş. Ya köküne kadar, ölürcesine korkuyoruz ya da hiçbir şeyi umursamıyoruz. Biz her şeyimizi, insanlığımızı yitirdik. Bu savaşlar neyimiz var, neyimiz yoksa hepsini aldı götürdü. Yüreğimiz çırılçıplak kaldı. Ölenlerimiz öldü, ölmeyenlerimiz de paramparça, liyme liyme. Çok şükür ki daha korkuyoruz. Onu yitirmedik. Ya onu da yitirseydik, korkuyu da!..”

“Korku, günümüzde, bireylerin ve toplumların davranışlarını biçimlendiren, hatta bazen belirleyen temel etmenlerden başlıcası olarak ortaya çıkmaktadır. Çağımız, insanoğlu üzerindeki üstünlüğü sadece geçici olarak şiddet yoluyla yaratılan korkunun değil, daha önemlisi, insanın ruhuna işlenmiş, düşüncelerde, beyinlerde ve yüreklerde egemenlik kuran korku duygusunun yaygın olduğu bir tarihsel dönemdir. Korkuyu başat yapan, yerine göre, şiddet olabilmekte, ama açlık, işsizlik, haksızlık, sömürü gibi sistemsel gerçekler korku tacirlerine daha da geniş olanaklar verebilmektedir. Korku'nun yarattığı ve geliştirdiği toplumsal örgü ise, direnenlere karşı tüm ideolojik araçlarını harekete geçirmekte, birey üzerindeki dışlanma, horlanma, yalnızlık mengeneleri sıkılmaktadır. Çok geniş bir hareket alanı içinde, acımasız terör uygulamasından, meslekte yükseltmemek gibi banal yaptırımlara kadar uzanabilen, egemenlerce, insanına göre korku yaratma yöntemleri kullanılabilmektedir. Ta ki, "gölgesinden korkan'ların dünyası, "korkunun dağları beklediği" ortam, "korkulu rüya görmektense uyanık durma"yı yeğleyenler yaratılabilsin. Unutmamak gerekir ki, haksızlık, adaletsizlik, sömürü ve baskı ancak korku üzerine inşa edilebilmekte, eşitsizlik ancak korkuya dayanarak egemenliğini sürdürebilmektedir. Dünyanın birçok yerinde egemenlerin en büyük güvencesi, eşitsiz toplumsal yapıların belki de tek harcı korku olmaktadır. Bilinçli olarak yaratılan ürküntü, yılgınlık, dehşet ve panik duyguları, yani korkunun çeşitli biçimleri, çağımız insanını tutsak almakta, duygular körleştikçe "yüreksizlik" tek boyutlu insanın ana niteliğine dönüştürülmektedir. Sistemden, sistemin değerler bütününden kaynaklandığı için de korku, aynı zamanda en fazla meşruluk kazanmış, en çok hoşgörüyle karşılanan bir duygu haline getirilmiştir. Tüm insani duygular içinde en tehlikelisi olmasına karşın, en fazla "yüreklendirilen" yüreksizlik olmaktadır.”

“...hay algo que he pensado desde que te conocí, y es que si la plata pudiera realmente hacerme algún daño, hubiera temido mucho de tus ojos. Tus ojos lo dicen todo, todo el tiempo. Siempre que me miras es con una intensidad que me deja ciego, me desorienta. Me somete.(...)Y ese rubor en tus mejillas hace que tus ojos se vean aún más hermosos, grises como la plata. Yo también te amo, Johanna. - Nikolai Valinchenko”

“Do you understand what I'm saying?" shouted Moist. "You can't just go around killing people!" "Why Not? You Do." The golem lowered his arm. "What?" snapped Moist. "I do not! Who told you that?" "I Worked It Out. You Have Killed Two Point Three Three Eight People," said the golem calmly. "I have never laid a finger on anyone in my life, Mr Pump. I may be–– all the things you know I am, but I am not a killer! I have never so much as drawn a sword!" "No, You Have Not. But You Have Stolen, Embezzled, Defrauded And Swindled Without Discrimination, Mr Lipvig. You Have Ruined Businesses And Destroyed Jobs. When Banks Fail, It Is Seldom Bankers Who Starve. Your Actions Have Taken Money From Those Who Had Little Enough To Begin With. In A Myriad Small Ways You Have Hastened The Deaths Of Many. You Do Not Know Them. You Did Not See Them Bleed. But You Snatched Bread From Their Mouths And Tore Clothes From Their Backs. For Sport, Mr Lipvig. For Sport. For The Joy Of The Game.”