Quotessence
Home / Quotes / Quote by Ozan Önen

Quote by Ozan Önen

Work

Babam Beni Şahdamarımdan Öptü

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Ozan Önen

Browse famous quotes and profile details for Ozan Önen. more

You May Also Like

“He gritted his teeth with determination. He wasn't going to make it easy for her to walk away from their marriage. Damn her, anyway. She'd been the primary reason he'd worked sixteen hour days. She'd come from wealth, and his pride wouldn't allow her to climb down to marry someone who couldn't provide for her the sort of elevated lifestyle. The success he had achieved had been for her and their marriage. But her patience had run out and she'd followed suit. He'd never forgive her for leaving him high and dry. (Chapter 4)”

“Ebediyet beni ilgilendirmez. Ben bir meşeyim, ne bir eksik ne bir fazla. Bir görevim var ve yerine getiriyorum; hoşlandığım şeyler var ve onlardan keyif alıyorum. Gerçi sayıca azaldılar. Çünkü kuşlar da azaldı. Hem, rüzgâr da berbat kokuyor artık. Tamam, uzun ömürlüyüm ama benim de geçici bir şey olmaya hakkım var. Ölümlü olma ayrıcalığım var. Oysa bu ayrıcalık elimden alındı. ... Dünya da ölümü gözleriyle görmek isteyen varsa bu onların sorunu, benim değil. Onlar için Ebediyet'i oynayamam. Ölüm isteyen, ağaçlara başvurmasın. Görmek istedikleri o ise, birbirlerinin gözlerine baksınlar ve ölümü orada görsünler. │ Rüzgarın On İki Yakası - Yolun Yönü”

“Mutfaktan tabak çanak sesleri gelmeye başlamıştı. Adımlar odalardan odalara geçiyor; ışık, sıkı sıkı kapanmış perdelerin arasından yaramazca sızıp duvarlarda oyunlar oynuyordu. Satıcıların, ‘Çıt çıt! Simiiiiiiitçiiiieeeee...’ veya ‘Muslukçuuiiiieee, tesisatçiiiieee...’ gibi sonu sesli harflerle zenginleşen bağırışları sokaktan yükseliyor, ‘Karpuuuuz kan, karpuuuuuz kan’, ‘Overlok makinesi ayağınıza geldi. Halı, kilim, yolluk, pas pas kenarına...’ nidalarıyla sloganlar çeşitleniyordu. Neyse ki hiçbiri gerçek değildi. Hilmi yatağında zorlanarak doğruldu. Birinin organları çürümeye başladığında hareket kabiliyeti de azalıyordu. Morarmış etleri nedeniyle odaya yayılan kokudan iğrendi; buradan hemen çıkmalıydı. İki Arada Bir Derede, 12”