Quotessence
Home / Topics / Hikaye Quotes

Hikaye Quotes

Browse 28 quotes about Hikaye.

Hikaye Quotes

“Bir gün, karşısına o güne dek gördüğü en güzel kelebek çıkmış. Kelebek o kadar farklı ve güzelmiş ki, adam onun eşsizliğinden büyülenmiş. Nereye uçsa, adam da peşinden tam bir sarhoşluk içinde onu izliyormuş… Kelebek, başta korktuğu için kaçıyormuş adamdan. Bir süre sonra anlamış ki adamın derdi ona zarar vermek değil. Güzelliğine duyduğu hayranlık yüzünden geliyor arkasından. Ama kelebek bu işte, korkak! “Son bir kez daha uçayım da, emin olayım bunun niyetinden…" demiş. Kanatlanır kanatlanmaz dönüp arkasına bakmış. Bir de ne görsün? Adam bir uçurumdan aşağı yuvarlanmıyor mu! Üzüntü içinde bir çiçeğin üzerine atmış kendini kelebek, bir daha göremeyeceği büyük hayranı için gözyaşları dökerek... “Sonuçta üç gün değil mi ömür?" demiş kendi kendine, "Ölümüne korkacağıma, ölümüne sevseydim ya!”

“Ebediyet beni ilgilendirmez. Ben bir meşeyim, ne bir eksik ne bir fazla. Bir görevim var ve yerine getiriyorum; hoşlandığım şeyler var ve onlardan keyif alıyorum. Gerçi sayıca azaldılar. Çünkü kuşlar da azaldı. Hem, rüzgâr da berbat kokuyor artık. Tamam, uzun ömürlüyüm ama benim de geçici bir şey olmaya hakkım var. Ölümlü olma ayrıcalığım var. Oysa bu ayrıcalık elimden alındı. ... Dünya da ölümü gözleriyle görmek isteyen varsa bu onların sorunu, benim değil. Onlar için Ebediyet'i oynayamam. Ölüm isteyen, ağaçlara başvurmasın. Görmek istedikleri o ise, birbirlerinin gözlerine baksınlar ve ölümü orada görsünler. │ Rüzgarın On İki Yakası - Yolun Yönü”

“Mutfaktan tabak çanak sesleri gelmeye başlamıştı. Adımlar odalardan odalara geçiyor; ışık, sıkı sıkı kapanmış perdelerin arasından yaramazca sızıp duvarlarda oyunlar oynuyordu. Satıcıların, ‘Çıt çıt! Simiiiiiiitçiiiieeeee...’ veya ‘Muslukçuuiiiieee, tesisatçiiiieee...’ gibi sonu sesli harflerle zenginleşen bağırışları sokaktan yükseliyor, ‘Karpuuuuz kan, karpuuuuuz kan’, ‘Overlok makinesi ayağınıza geldi. Halı, kilim, yolluk, pas pas kenarına...’ nidalarıyla sloganlar çeşitleniyordu. Neyse ki hiçbiri gerçek değildi. Hilmi yatağında zorlanarak doğruldu. Birinin organları çürümeye başladığında hareket kabiliyeti de azalıyordu. Morarmış etleri nedeniyle odaya yayılan kokudan iğrendi; buradan hemen çıkmalıydı. İki Arada Bir Derede, 12”

“Başı sonu olan bir şey yazılamaz artık, öyle düşünüyorum, elim gitmiyor. İçime bir duygu çöktü, yaptığımız her şeyi yarıda bırakmamız gerektiğini düşünmeye başladım... Kim ne yapıyorsa, başlar başlamaz vazgeçmeli, dünyanın haline uygun olan bu... Yarım bir roman yazmaya cesaretim olsa..." İnsanların eline yarısından sonrası olmayan bir kitap tutuşturamadığı için yazmayı bırakmış sözde.. Kendini anlatmaya kaptırdığı için ona belli etmedim ama benim için söylediği şeyi kavramak o kadar zor değildi. İşte, bir şeyleri bitirip sona erdirme çağı kapandı dünyada, demek istiyordu... Zihnimiz uçup gidiyormuş... "Hikayeler başlıyor, evet... Ama biz hikayelerden çok daha hızlıyız artık, dünyanın bütün hikayelerini geride bırakacak bir hızla almış başımızı gidiyoruz... Daha büyük, daha başka bir hikayenin hızı mı bu?Anlamaya uğraşıyorum... Bir zamanlar herkes herkesten sözünün sonunu getirmesini beklerdi...”