“Çöken imparatorluk, aydınlarını da, uçuruma beraber sürüklemekteydi. İslamcılığın 350 milyonla sayılan kalabalığı, Turancılığın yüz milyonla hesaplanan uçsuz bucaksız stepleri üzerine kurulan hayaller, Balkan bozgunundan sonra, asırlık baskılarla hadım edilmiş sinirlere, şehvet! bir kımıldama vermiş, dört yıllık kanlı' boğuşma bu bunak sinirleri işte bu bitkin kımıldamanın tam ortasında çekip koparmıştı. Osmanlı aydınları için artık geçmişe sığınmaktan başka çare yoktu ama artık sığınacak geçmiş neredeydi?” Türk Yazar SözleriTürk YazarlarTürk Yazar öZdeyişleriTürk EdebiyatıTürk EdebiyatçılarıTürkçeTürkiyeKemal TahirTürk RomanıEsir ŞEhrin İNsanları Book:Esir Şehrin İnsanları Source: Esir Şehrin İnsanları
“İstibdat demek eşitsizlik demektir. Alçak isibdat! İstibdat yalnız birkaç kişinin değil, bütün milletin geleceğini söndürür. İstibdat Allah’ın bir mutlu bağışı olan dillere kilit vurur. İstibdat alçaklara, yiğitleri ezdirir. Dedelerin kanlarıyla sulanmış bunca ülkelerimizin elde çıkması istibdadın yüzünden... Evet... Her kötülüğün kaynağı istibdat değil midir? Aklımız her şeye ererken bizi fenlerde bilgilerde geri bırakan istibdat değil midir?” Türk Yazar SözleriTürk YazarlarTürk Yazar öZdeyişleriTürk EdebiyatıTürk EdebiyatçılarıTürkçeKemal TahirAbdülhamidEsir ŞEhrin MahpusuIstibdat Devri Book:Esir Şehrin Mahpusu Source: Esir Şehrin Mahpusu
“Kâmil Bey, gazeteyi gönülsüz gönülsüz alıp yatağın önüne oturdu. Ne zaman bu pis gazeteyi okumak zorunda kalsa, ellerinin kirlendiği duygusuna kapılıyordu. Sanki kâğıdı pisliktendi. Bu pislik, Türkçeye işleyerek insanın beyninin içini bile kirletiyordu.” Türk YazarlarTürk Yazar öZdeyişleriTürk EdebiyatıTürkçeKemal TahirEsir şEhir üçLemesiHavuz MedyasıIstibdatKirli YayınYandaş Yayın Book:Esir Şehrin Mahpusu Source: Esir Şehrin Mahpusu