Quotessence
Home / Quotes / Quote by Aubrey F.G. Bell

Quote by Aubrey F.G. Bell

“the best of Cervantes is untranslatable, and this undeniable fact is in itself an incentive [for one and all] to learn Spanish.”

Quote by Aubrey F.G. Bell

Author

Aubrey F.G. Bell

Browse famous quotes and profile details for Aubrey F.G. Bell. more

You May Also Like

“En un lugar de la Mancha, de cuyo nombre no quiero acordarme, no ha mucho tiempo que vivía un hidalgo de los de lanza en astillero, adarga antigua, rocín flaco y galgo corredor. Una olla de algo más vaca que carnero, salpicón las más noches, duelos y quebrantos los sábados, lentejas los viernes, algún palomino de añadidura los domingos, conmuían las tres partes de su hacienda. El resto della concluían sayo de velarte, calzas de velludo para las fiestas, con sus pantuflos de los mesmo, y los días de entresemana se honraba con su vellorí de lo más fino.”

“Senyorlar, izin verin de geçeyim, valiliği bırakıp eskiden olduğu gibi, özgürlüğüme geri dönüyorum. Çünkü bir insan mutlu olmak istiyorsa, özgür olmalıdır. Şunu anladım ki ne valilik yapabilirim ne de adayı savunabilirim, bu işler için yaratılmamışım. Yasalar koyup düzeni sağlamak, savunma planları hazırlamaktan çok, ekin ekmeyi, toprak bellemeyi ve asma budamayı beceririm. Çapayı valilik asasından daha iyi kullanırım. Ayrıca çeşit çeşit lezzetli yemek yemek için saygısız bir doktordan izin almaktansa, istediğim zaman ve dilediğim gibi kuru ekmek yemeyi tercih ederim. Bir köylünün gönül rahatlığıyla içtiği çorba sizin yemeklerinizden iyidir. Yaz sıcağında hiçbir şey düşünmeden gölgede uyumayı, adayı yönetmek sorunlarıyla dolu bir kafayla, keten çarşaflar ve ipekli örtülerle hazırlanmış lüks bir karyolada geceyi göz kırpmadan geçirmeye tercih ederim. " "Sevgili Sancho, Tanrı tarafından insanlara bahşedilmiş en büyük nimet, hiç şüphesiz özgürlük. Dünyada kazanılan hiçbir servet, insanların uğrunda can verdiği özgürlüklerle kıyaslanamaz...Özgürlüğün en büyük düşmanı esarettir. Dük hazretlerinin şatosundaki bolluk ve refahı, şerefimize çekilen o muhteşem ziyafetleri, bize gösterilen saygıyı gördün. ama bütün bunlara rağmen kendimi rahat hissetmiyordum; çünkü gördüğümüz iyilikler serbestçe hareket etmemize engel olan bir bağdır. Kuru ekmekten başka bir şeyi olmayıp da yalnız Tanrı'ya karşı minnettar olan bir kişi daha mutlu olur." dedi.”

“And so, let it be said that this aforementioned gentleman spent his times of leisure --which meant most of the year-- reading books of chivalry with so much devotion and enthusiasm that he forgot almost completely about the hunt and even about the administration of his estate; and in his rash curiosity and folly he went so far as to sell acres of arable land in order to buy books of chivalry to read, and he brought as many of them as he could into his house...”