Quotessence
Home / Quotes / Quote by Pearl Zhu

Quote by Pearl Zhu

Work

Author

Pearl Zhu

Browse famous quotes and profile details for Pearl Zhu. more

You May Also Like

“There was no conflict between science and religion ever. The conflicts were actually between two different systems of human understanding – one was science, which was based on rigorous observations and examinations, and the other was fundamentalism, that’s based on undisputed belief on the scriptures.”

“I release my parents from the feeling that they have already failed me. I release my children from the need to bring pride to me; that they may write their own ways according to their hearts, that whisper all the time in their ears. I release my partner from the obligation to complete myself. I do not lack anything, I learn with all beings all the time. I thank my grandparents and forefathers who have gathered so that I can breathe life today. I release them from past failures and unfulfilled desires, aware that they have done their best to resolve their situations within the consciousness they had at that moment. I honor you, I love you and I recognize you as innocent. I am transparent before your eyes, so they know that I do not hide or owe anything other than being true to myself and to my very existence, that walking with the wisdom of the heart, I am aware that I fulfill my life project, free from invisible and visible family loyalties that might disturb my Peace and Happiness, which are my only responsibilities. I renounce the role of savior, of being one who unites or fulfills the expectations of others. Learning through, and only through, love, I bless my essence, my way of expressing, even though somebody may not understand me. I understand myself, because I alone have lived and experienced my history; because I know myself, I know who I am, what I feel, what I do and why I do it. I respect and approve myself. I honor the Divinity in me and in you. We are free.”

“Tiffany şok olmuştu. “Nasıl bu kadar zalim olabilirsin?” “İnsanlar, eşyaları havada oynattığını gördüğünde ona saygı duyacaklar. Ve saygı, bir cadının besini ve suyudur. Saygı olmadan hiçbir şeysin. Bizim Bayan Düzgün pek fazla saygı görmüyordu.” Bu doğruydu. İnsanlar Bayan Düzgün’e saygı duymuyordu. Üzerinde düşünmeden ondan hoşlanıyorlardı, o kadar. Bayan Havamumu haklıydı ama Tiffany haklı olmamasını diliyordu. “Bayan Kene ve sen, beni neden ona gönderdiniz o zaman?” dedi. “Çünkü Bayan Düzgün insanlardan hoşlanıyor,” dedi cadı, uzun adımlarla Tiffany’nin önünden yürürken. “Onları önemsiyor. Hatta aptal, kötü ve salyalar akıtan insanları, bebekleri ishal olmuş akılsız anneleri, beceriksiz ve aptalları, ona bir tür hizmetkar gibi davranan aptalları. İşte buna büyü derim ben; bütün bunları görmek, bütün bunlarla uğraşmak ama yine de devam etmek; ölmek üzere olan zavallı yaşlı bir adamın başında bütün gece oturmak, acılarını becerebildiğince gidermek, dehşetlerini yatıştırmak, onları güvenle yollarına göndermek... Onları temizlemek, yatırmak, cenaze için üstlerine çekidüzen vermek, yaslı dulun yatak örtülerini yıkamasına yardım etmek -ki bunun korkak yüreklilere uygun bir iş olmadığını söyleyebilirim sana- ve bir sonraki gece de uyumayıp cenazeden önce tabuta göz kulak olmak ve sonra eve gitmek; beş dakika oturduktan sonra, ilk çocuğunun doğumu sırasında karısı güçlük çektiği ve ebe aklını yitirmek üzere olduğu için öfkelenmiş bir adamın bağıra çağıra gelip kapıyı yumruklaması, kalkıp çantanı almak ve yine dışarı çıkmak... Bunları her birimiz kendi yöntemimizle yaparız ve açıkçası, o benden daha iyi yapıyor. Cadılığın kökü, yüreği, ruhu ve özü budur. Ruhu ve özü!” Bayan Havamumu yumruğunu avucuna vurdu ve sözcükler ağzından kurşun gibi çıktı. “Ruhu... ve... özü!”