Quotessence
Home / Quotes / Quote by Samuel Beckett

Quote by Samuel Beckett

“Watt'ın başka bir koğuşa verilmesinden sonra yeniden karşılaşmamıza kadar belli bir süre geçti. Her zamanki gibi, yani sevdiğim havanın çağrısına uyduğum zamanlardaki gibi bahçemde dolaşıyordum. Watt da benzer biçimde kendi bahçesinde dolaşıyordu. Ama artık aynı bahçe söz konusu olmadığı için karşılaşamıyorduk. Bu yeni karşılaşma, sonunda ileride betimleneceği gibi gerçekleştiğinde, her ikimiz de; Watt da ben de bunu arzulasak, çok daha önce karşılaşabileceğimizi anladık. Ama işte bizde eksik olan karşılaşma arzusuydu. Watt benimle karşılaşmak istemiyordu, ben de Watt ile karşılaşmak istemiyordum. Gerçekten de birbirimizle bir araya gelmek, yeniden dolaşmak ve laflamak düşüncesi düşmanca gelmiyordu bize, hayır, ilgisi yok, yalnızca Watt da ben de buna istekli değildik.”

Quote by Samuel Beckett

Book:Watt

Work

Watt

Samuel Beckett's 'Watt' is a haunting narrative that delves into the psychological and existential struggles of its protagonist, who finds himself trapped in a world where he is reduced to a mere cog in the machine of industrial society. The story is told from the perspective of Watt, a man who has been employed by a mysterious employer, Mr. Knott, and is subjected to a series of surreal and disorienting experiences. Beckett's distinctive style, characterized by its minimalist prose and absurdist elements, creates a sense of unease and disconnection that resonates throughout the narrative. more

Author

Samuel Beckett
Samuel Beckett

Samuel Beckett was an Irish novelist, playwright, and poet, widely regarded as one of the most influential writers of the 20th century. His works are characterized by their minimalist style, existential themes, and use of language. His most famous works include 'Waiting for Godot' and 'Molloy'. Beckett was awarded the Nobel Prize in Literature in 1969. more

You May Also Like

“Yürümek bile ne kadar zor, yaşamak ne kadar iğreti bir eylem, gelecek nasıl korkunç ve geçmiş neden üzerimize atlayıp hareket etmemizi zorlaştıran bir karabasan gibi… Kırık bir vazoyum sanki ne bir güzelliğe ne de bir işleve sahibim. Kendime dahi yabancılaşmışım bunca zaman. Neden ve niçinler ile geçen insan yaşamı, kaygı üretip duran zihin ve acı pompalayan kalpler… İşte şehir meydanları, her yer gardı düşmüş ağır yaralı yenik savaşçılarla dolu. Var oluşu sürdürmek en büyük günah ve dünya bu günahın cehennemiymiş meğer… Bu zamana kadar sevdiklerimden kaçtım ve kaçarak onları kaybettim. Artık tekrar aynı hataya düşmemeliyim. Mademki cehennemdeyim ve buradan kurtulmayı diliyorum ama kurtulamıyorum; o zaman içinde bulunduğum cehennemi, dostum Mert ile birlikte, kendi zevklerime göre yeniden inşa etmeliyim…”