Quotessence
Home / Topics / Karasevda Quotes

Karasevda Quotes

Browse 26 quotes about Karasevda.

Karasevda Quotes

“Cansiz, Bir Şiir Seni çok özlüyorum, Ne zaman geleceksin ya! Benim kafamı kırmaya, Ne zaman bağıracaksın ya! Ne olursa olsun hemen gel, Sensiz hayat çok acıyor. Gel, çıldırt bu bilim adamını, Cansız akıllılık çok acıyor. Senin için adımı kaybettim Senin için arzuları kaybettim. Bir tek ruhum önemli vardı bana, Senin için ruhumu bile feda ettim. Hayat ne kadar zor olursa olsun, Şair ben, yaralarımla yaşıyorum. Ama ben artık şair olmak değil, Sevgili olmak istiyorum.”

“Seni Buldum (Bir Aşk Şiiri) Seni buldum, ve, 40 inç göğüs 50 oldu. Seni buldum, ve, Hayvan zihniyeti insan oldu. Seni buldum, ve, Cahil bir fakir şair oldu. Seni buldum, ve, Korkak bir kalp kaplan oldu. Herkes diyor ki, Gerçek aşk çok acıyor. Ama ben diyorum ki, Aşk yarası âşığın süsüdür. Seni buldum, ve her yerde umut buldum. Cehennemde bile bir cennet buldum.”

“Aşksız Şöhret (Bir Aşk Şiiri) Seni çok seviyorum aşkım! Bu itirafı duymak için ölüyorum ben. Bunu neden türkçe konuşuyorum, biliyorsun! Çünkü yağmurda ağlarsa, farketmezsin. İngilizce söylersem herkes öğrenecek ki, Ben sufi falan değil, sadece kayıp bir insanım. Bu yüzden ben Şems'ın dilini konuşuyorum. Benim gibi deliden korkacak hiçbir şey yok benim için. Cok aciyor biliyormusun, bu yolculuk cok aciyor ama, Dünyanın en güçlü insanı gibi davranmak mecburum. Hala bazen tüm savaşlarımı unutmak istiyorum, Bazen birinin kucağında kendimi kaybetmek istiyorum. Sonunda sırrımı öğrendin, onurum artık sana emanettir. Onu görürsen söyle ona, aşksız şöhret sadece lanettir.”

“Gel, yanımda otur. Nasıl istiyorsan, öyle olur. İstemiyorsan konuşma, gerek yok. Yanımdayken, sessizliğin bile sükundur. Biliyorum, çok acıyor! Biliyorum, bu dünya çok zalim! Istiyorum ama soylemem - elimi tut! Çünkü senin yaranın ilacı sadece sensin. Senin derdin benim derdim. Her dert insana cesaret veriyor. Bulutlar güneş ışığının habercileridir. Bugünün acısı yarın tacı oluyor. Hadi gel, burada otur. Nasıl istiyorsan, öyle olur.”

“Gel, yanımda otur. Nasıl istiyorsan, öyle olur. İstemiyorsan konuşma, gerek yok. Sen yanımdayken, sessizlik bile huzurdur. Biliyorum, çok acıyor! Biliyorum, bu dünya çok zalim! Söylemeyi çok istiyorum, elimi tut! Ama, yaralarının ilk ilacı sadece sensin. Senin derdin benim derdim, Her dert insana cesaret veriyor. Bulutlar güneş ışığının habercileridir. Bugünün acısı yarın tacı oluyor. Hadi gel, burada otur. Nasıl istiyorsan, öyle olur.”

“Neden bu kadar çok konuşuyorum, Yalnızım, yalnız kalacağım! Her zaman herkese gülüyorum ama, İçimde gözyaşlarımla savaşacağım. Bolca bilgelik dağıttım, Ama kimse bana söylemedi, Yazmayı bırak, sarıl bana! Gözyaşlar senin, benim olsun, Gülüşler benim, verdim sana.”

“Portekizcede ‘saudade’ diye bir kelime vardır: Artık kaybolmaya başlamış, nadirleşmiş veyahut tamamen kaybedilmiş bir şeyi ya da bir kişiyi derinden özleme hissi demektir bu... Osmanlıcada ve günümüz Türkçesindeyse, ‘saudade’ kelimesini anımsatan, Arapça kökenli bir kelime bulunur: Süveyda. Tasavvufta, ‘kalbin tam ortasında, gizli günahlarımızın saklı durduğuna inanılan, küçük, kara nokta’ demektir süveyda... İşte, bu kara nokta, mazinin kalpte yarattığı sarsıntılarla büyümeyi bir hayli sever... Aşkla bağlandıklarını, –aşkla bağlandıkların yanında olsalar da olmasalar da– kalbindeki süveyda sarsıldığı için, bir gün, durup dururken, gümbür gümbür bir pişmanlıkla, daha önceleri hiç özlemediğin kadar şiddetli özlersin...”

“Aslında aşk kelimesini hiç sevmediğimi, günümüzde bunun bir pazarlama aracına dönüştüğünü söyledim. Aşk dendiğinde sanki küçülüyordu her şey. O zaman gerçek aşka ne ad verdiğimi sordu. "Karasevda" dedim. "Karasevda?" "Evet!" dedim. "İşte insana o çılgınlıkları yaptıran duygunun adı budur. Karasevdayla aşk farklıdır birbirinden. Asıl tehlikeli olan da karasevdadır. Araplar buna garâm der.”