Quotessence
Home / Quotes / Quote by Martina Bernsdorf

Quote by Martina Bernsdorf

“Die beiden begannen sich leidenschaftlich zu küssen, wurden jedoch empfindlich dabei gestört, als der Rabe, der immer noch auf Dylans Schulter saß, nach nur wenigen Augenblicken erst Sedna und dann Dylan ins Ohr zwickte, beinahe wie ein erboster Lehrer, der unaufmerksamen Schülerinnen die Ohren langziehen wollte. „Autsch, was soll das? Die Hand, die einen füttert, beißt man nicht ins Ohr!“, beschwerte sich Dylan empört.”

Quote by Martina Bernsdorf

Work

Der Kuss der Nixe

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Martina Bernsdorf

Browse famous quotes and profile details for Martina Bernsdorf. more

You May Also Like

“Kurz hörte ich Johnny nach Luft schnappen, doch dann hatte ich die Distanz zwischen uns überwunden und fuhr vorsichtig mit den Lippen über seinen Mund, der sich genauso weich und himmlisch anfühlte wie er aussah und wie ich ihn in Erinnerung hatte. Verdammt aber auch, davon könnte man süchtig werden. Eine angenehme Wärme breitete sich in mir aus und mein Herz flatterte, als mein Atem dort anfing, wo seiner aufhörte. Anstatt den Mund zu öffnen und mich wirklich zu küssen, wie ich es von ihm erwartet hätte, hielt Johnny vollkommen still und wartete ab. Da meine Vernunft bereits zum Teufel gegangen war, drückte ich mich noch fester an ihn und küsste ihn bestimmter, öffnete meinen Mund für ihn. Dann begann er endlich mich richtig zu küssen, als würde er nur durch mich atmen. Unsere Zungen begegneten sich, dann strich ich an seiner Unterlippe entlang, biss sanft hinein, was ihm ein Stöhnen entlockte und mir Hitze an Stellen bereitete, die sehr lange kein Mann mehr berührt hatte.”

“Bana gül göndermiş." Hattın diğer ucundan, hayalkırıklığını belirten bir hırlama geldi. "Hayatım, nadiren radevuya gittiğini biliyorum ama o şeyleri sokak köşelerinde beş papele satıyorlar." "Kristalden yapılmış." Elena konuşurken, kristal gülün ışıltılarından gözünü alamıyordu. "Ay, olamaz." "Ne olamaz?" Elena ağzı açık bir halde en yakın çekmeyece uzanıp fazla hafif olduğu için nadiren kullandığı ince keskiyi aldı ve güün sapındaki bir bölgeyi hafifçe kzımaya çalıştı. Bıçak işlemiyordu. Sonra bıçağı tersine sirttü ama bu kez gül "çizilmelere dayanıklı"bıçaı çizdi. "Ay olamaz." "Ellie, neler olup bittiğini hemen anlatmazsan yemin edeirm seni eşşek sudan gelene kadar döverim. Ne oluyor? Kan emen mutant bir gülmüymüş.? Elena kahkahasını tutup elindeki tarif edilmez güzellikteki şeye baktı. "Kristal değilmiş." "Kübik zirkon mu? diye sordu Sara kuru kuru. "Ay, dur bir dakika, yoksa plastik mi?" "Elmas." Ölüm sessizliği.”

“Ce este, de fapt, normal pentru mine? Ce poate fi normal într-o lume în care nimic nu e ceea ce pare? Doar moartea mai pare să fie un lucru adevărat, pentru că viața s-a transformat într-o farsă. Dar nu pot să mor, chiar de-aș vrea, pentru că n-am curajul să fac asta. Nu pot să termin cu ceva ce nu-mi mai aparține și nu mi-a aparținut niciodată. Ce-am trăit până acum... nu era pentru mine. Era pentru cineva uman.”

“Yeni dönüştürülenler tek bir isim kullanırlar. Merit, eğer bunu kullanıyorsan, adını değiştirmemiz gerekmez. Sadece evlerin lliderleri soyadlarını koruyabilirler. Bu, hatırlaman gereken kurallardan sadece biri." Bana doğru eğilerek suratında pıs bir ifadeyle konuşmasına devam etti. " Ve kuralları çiğnemek düşkünlere yaraşır bir harelettir." Onun bu yumuşak ikazı karanlıkta yanan bir işaret feneri gibi zihnimde bir şeyleri ateşledi. Gözlerimi kırpıştırarak ona baktım. "Bir insanı rızası olmadan dnüştürmek de bazılarınca düşkünlere yaraşır hareket olarak görülebilir, Helen”

“Çok yaklaştın." dedi nefes nefese. "Yeterince yakın değil." Ama bunu söylerken sırıttım, hareketi yapmayı başarabildiğim için heyecanlanmıştım. Bu hareketim kalabalığı da memnun ettiş ve takdir eder şekilde ıslık çaldılar. "Dikkatli olun Hükümdar'ım" diye bapırdı birileri. "Kız güzel yüzünüzü yaralayabilir." Ethaniçten bir şekilde güldü. " Tanrı korusun." dedi balkondakilere. "O zaman sadece inanılmaz servetim ve harika içgüdülerim kalır güvenebileceğim.”