Quotessence
Home / Quotes / Quote by Irvin Yalom (Author)

Quote by Irvin Yalom (Author)

“Yalnızlığın iki türü vardır: gündelik yalnızlık ve varoluşsal yalnızlık. İlki kişiler arasıdır; diğer insanlardan yalıtılmış olmanın yarattığı acıdır. Bu tür yalnızlık—genellikle yakınlıktan korkma, reddedilme, utanç ya da sevilmeye layık olmadığını hissetme gibi duygularla bağlantılıdır—hepimize tanıdık gelir. Aslında psikoterapide yapılan çalışmaların çoğu, danışanların başkalarıyla daha samimi, besleyici ve kalıcı ilişkiler kurmayı öğrenmelerine yardımcı olmayı hedefler." …. "Yalnızlığın ikinci biçimi olan varoluşsal yalnızlık, daha derindir ve birey ile diğer insanlar arasındaki aşılmaz uçurumdan kaynaklanır. Bu uçurum yalnızca her birimizin hayata tek başına atılmış olması ve yine tek başımıza bu hayattan ayrılacak olmamızdan değil, aynı zamanda her birimizin yalnızca kendimize ait olan ve sadece bizim tarafımızdan tam olarak bilinebilen bir dünyada yaşıyor olmamızdan kaynaklanır.”

Quote by Irvin Yalom (Author)

Author

Irvin Yalom (Author)

Browse famous quotes and profile details for Irvin Yalom (Author). more

You May Also Like

“Varoluşçu düşünürler farklı bakış açılarını vurgulasalar da, aynı temel önermeyi paylaşırlar: Biz insanlar, kendi varoluşu bizim için bir sorun olan tek canlı türüyüz. Bu yüzden varoluş, benim anahtar kavramımdır. ….. Varoluşçu yaklaşım, insanın umutsuzluğuna çare olmayı amaçlayan birçok psikoterapi yaklaşımından sadece biridir. Varoluşçu terapötik bakış açısı şunu söyler: Bizi rahatsız eden şeyler yalnızca biyolojik-genetik altyapımızdan kaynaklanmaz (psikofarmakolojik model), yalnızca bastırılmış içgüdüsel dürtülerimizle olan mücadelemizden doğmaz (Freudyen görüş), yalnızca sevgi göstermeyen, umursamaz ya da nevrotik olabilecek önemli yetişkin figürlerinin içselleştirilmesinden kaynaklanmaz (nesne ilişkileri kuramı), yalnızca bozulmuş düşünce kalıplarından doğmaz (bilişsel-davranışçı yaklaşım), yalnızca unutulmuş travmatik anıların parçalarından ya da kariyer ve yakın ilişkiler gibi mevcut yaşam krizlerinden de kaynaklanmaz, aynı zamanda—aynı zamanda—kendi varoluşumuzla yüzleşmekten de kaynaklanır.”

“Bilge için hiçbir şey yabancı ve ulaşılamaz değildir. İyi insan sevilmeyi hak eder. Değerli insanlar dosttur. Cesur ve adil insanlarla iş birliği yapın. Erdem insandan alınamayan bir silahtır. Birkaç insanla bütün kötü insanlara karşı savaşmak, birçok kötü insanla birkaç iyi insana karşı savaşmaktan daha iyidir. Düşmanlarına dikkat et, zira senin hatalarını ilk onlar fark eder. Dürüst insana akrabandan daha fazla değer ver. Erdem erkekler için neyse kadınlar için de odur. İyi eylemler doğru, kötü eylemler yanlıştır. Tüm kötülükleri sana ait olmayan, yabancı şeyler olarak gör. Bilgelik en güvenilir surdur, ne yıkılır ne de ihanete uğrar. Surlar ele geçirilemez olan muhakemelerimizle inşa edilmeli." Kinik Felsefe Fragmanları/-”

“Bilge için hiçbir şey yabancı ve ulaşılamaz değildir. İyi insan sevilmeyi hak eder. Değerli insanlar dosttur. Cesur ve adil insanlarla iş birliği yapın. Erdem insandan alınamayan bir silahtır. Birkaç insanla bütün kötü insanlara karşı savaşmak, birçok kötü insanla birkaç iyi insana karşı savaşmaktan daha iyidir. Düşmanlarına dikkat et, zira senin hatalarını ilk onlar fark eder. Dürüst insana akrabandan daha fazla değer ver. Erdem erkekler için neyse kadınlar için de odur. İyi eylemler doğru, kötü eylemler yanlıştır. Tüm kötülükleri sana ait olmayan, yabancı şeyler olarak gör. Bilgelik en güvenilir surdur, ne yıkılır ne de ihanete uğrar. Surlar ele geçirilemez olan muhakemelerimizle inşa edilmeli. -Kinik Felsefe Fragmanları/Antisthenes”

“Hemen yakınındaki çevresi, zihne, okumanın yaptığı gibi, tek bir düşünceyi dayatmaz. Zihne sadece kendi doğasına ve içinde bulunduğu ruh haline uygun düşünceler düşünmesi için fırsat ve konu sunar. Sonuçta çok okumak beynin tüm elastikiyetini çalar, tıpkı bir ağırlığın baskısı altında yayın elastikiyetini kaybetmesi gibi... Dolayısıyla kendine ait herhangi bir düşünceye hiçbir zaman sahip olmamanın en kesin yolu, ne zaman boş zamanınız olsa gidip elinize bir kitap almak olacaktır.”

“Kuşkusuz ki, bu türden mülahazaların üzerine, en büyük bilgeliğin, şimdiki anın keyfini çıkarmak ve bu keyfi hayatın amacı haline getirmek olduğu yolunda bir teori bina edebilirsiniz, çünkü şimdiki an gerçek olan tek şeydir ve geri kalan her şey ancak hayalidir. Öte yandan bu tür bir hayat tarzına en büyük aptallık da diyebilirsiniz: Zira bir anda var olmayı kesen, bir rüya gibi tamamen yok olup giden bir şey, asla ciddi bir çabaya değmez.”