Quotessence
Home / Quotes / Quote by Samuel Beckett

Quote by Samuel Beckett

“Estragon: Acaba beraber olmasaydık ikimiz için de daha hayırlı olmaz mıydı? (sahneyi baştan başa geçer, tümseğe oturur.) Aynı yolun yolcuları değiliz aslında. Vladimir: (kızmadan) Orası belli değil. Estragon: Doğru, hiçbir şey belli değil. (Vladimir sahneyi baştan başa geçer, Estragon'un yanına oturur.) Vladimir: Her zaman ayrılabiliriz; bizim için daha iyi olacağına inanıyorsan. Estragon: Artık değmez. (sessizlik) Vladimir: Doğru, artık değmez. (sessizlik) Estragon: Eee, gidelim mi? Vladimir: Evet, gidelim. (Kımıldamazlar.)”

Quote by Samuel Beckett

Work

Waiting for Godot

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Samuel Beckett
Samuel Beckett

Samuel Beckett was an Irish novelist, playwright, and poet, widely regarded as one of the most influential writers of the 20th century. His works are characterized by their minimalist style, existential themes, and use of language. His most famous works include 'Waiting for Godot' and 'Molloy'. Beckett was awarded the Nobel Prize in Literature in 1969. more

You May Also Like

“Човек може да прекара целия си живот между четири стени. Ако не мисли и не чувства, че е затворник, тогава не е затворник. Но има хора, за които цялата планета е затвор, защото виждат безкрайния простор на вселената, милионите звезди и галактики, които завинаги ще останат недосегаеми за тях. Това познание ги превръща в най-големите затворници.”

“-Haklısın, biz tükenmeyiz. -Düşünmeyelim diye. -Özrümüz var. -İşitmeyelim diye. -Nedenlerimiz var. -Bütün ölü sesleri. -Kanat çırpar gibi bir gürültü çıkarır. -Yapraklar gibi. -Kum gibi. -Yapraklar gibi. -Bir ağızdan konuşur hepsi. -Her biri kendi kendine. -Fısıldarlar daha çok. -Hışırdarlar. -Mırıldanırlar. -Hışırdarlar. -Ne derler? -Hayatlarından bahsederler. -Yaşamış olmak onlara yetmez. -Bir de bahsetmeleri gerekir. -Ölmüş olmak onlara yetmez. -Yeterli gelmez. -Tüy sesi çıkarırlar. -Yapraklar gibi. -Kül gibi. -Yapraklar gibi. -Bir şey söyle! -Arıyorum. -Ne olursa olsun bir şey söyle! -Şimdi n'apıyoruz? -Godot'yu bekliyoruz. -Ha! -Berbat bir şey! -Bir şarkı söyle! -Yo.yo! Belki yeni baştan başlayabiliriz. -Kolay olmalı. -Başlamaktır zor olan. -Her noktadan yola çıkılabilir. -Evet ama karar vermek gerekir. -Doğru. -Yardım et! -Gayret ediyorum. -İnsan ararken bir şeyler işitir. -Doğru. -Bu da bulmayı engeller. -Doğru. -Düşünmeyi engeller. -Yine de düşünür insan”

“Burada vaktimizi ziyan etmeyelim. Fırsat çıkmışken bir şeyler yapalım! Her gün bize ihtiyaç duyan biri çıkmaz. Yo yo, şahsen bize ihtiyaç duyulduğunu söylüyor değilim. Başkaları belki çok daha fazla yarar işe. Kulaklarımızda hala çınlayan imdat çığlıkları bütün insanlığa dönük! Ama burada, zamanın bu noktasında insanlık biziz. Hoşumuza gitsin gitmesin. Bunun değerini bilelim, çok geç olmadan! Hadi gidip, bir kere olsun acımasız kaderin bize sunduğu bu görevi hakkıyla yerine getirelim. Ne dersin? Kollarımızı kavuşturup durumun eğrisini doğrusunu ölçüp biçerken de, türümüzü onurlandırdığımız doğrudur. Kaplan kaplanın yardımına hiç düşünmeden koşar ya da balta girmemiş ormanların derinliklerinde kaybolur. Ama mesele bu değil. Burada ne yapmaktayız, işte bütün mesele bu. Ne mutlu bize ki, yanıtı biliyoruz. Evet bu muazzam karışıklığın içinde açık seçik olan bir şey var: Godot'yu bekliyoruz-”