Quotessence
Home / Quotes / Quote by Alfred Adler

Quote by Alfred Adler

“15 yaşındaki bir kız kendisine çocukluğundan beri küçük kardeşlerine oranla haksız davranıldığı kanaatindedir. Kendi hareket kanununu oluştururken hayatta en önemli şeyin sıcaklık ve şımartılmak olduğunu esas kabul eder. Okulda kendine iyi bir durum oluşturmayı başarır fakat yeni gelen öğretmen onu sevmez, özellikle kötü muamele eder. Bu kez çocukluktan beri var olan kıskançlık ve aşağılık duygusu, sıcaklık ve şımartılma konusunda başka bir yöne kayar. Artık ev ve okul onu tatmin etmediğine göre geriye erkekler tarafından şımartılmaktan başka bir yol yoktur. Aradan geçen bir müddetin sonunda bunda da aradığını bulamaz ve bununla aradığı sıcaklığa ulaşamadığı sonucuna ulaşır. Bundan sonra geriye tek seçenek kalır; intihar…”

Quote by Alfred Adler

Work

Author

Alfred Adler
Alfred Adler

Alfred Adler (February 7, 1870 - May 28, 1937) was an Austrian psychologist and neurologist, one of the founders of individual psychology. Adler's theory emphasizes the social and cultural factors of individual psychology, believing that individual behavior is influenced by their social environment and family background. more

You May Also Like

“Aslında intiharı aklım almıyor. Yaşamdan, şeylerle bizim varlığımızın özünün bu çirkin ama önlenemez karışımı olan yaşamdan zor kullanarak kopmayı anlıyorum ama bu işin kendisi, bu kopuşun serüven yanı, çekmiyor beni. Uzun zamandır ölüm, benim için bir değer taşımıyor. Anlamıyorum, insanın bilinçli bir biçimde, kendinde neyi yıkabileceğini; kendi istemiyle ölse bile. Varlığımızın içine Tanrı'nın yaptığı baskındır sözkonusu olan; işte bu varlığımızla kendi varlığımızı yıkmak sorunu çıkıyor karşımıza. Varlığımızla ilişkili bir şey var ve bu, varağın maddesel yanının tümleyicisi durumundadır ama o öldü diye kendisi de ölmemektedir. Yaşamın bu altedilmez egemenliği, doğanın bu yapışkanlığı, reflekslerin ve akılalmaz, gizli uzlaşmaların oyunuyla giriyor yaşamımızın özüne, olanak bırakmadan bizim girmemize. Hangi yönden kendime bakarsam bakayım anlıyorum ki devinimlerimin hiçbiri, düşüncelerimin hiçbiri, benim değil. Bir gecikmeyle hissediyorum yaşamı, umutsuzlukla farkediyorum ondan kopmadığımı.”