“Tapınakların ihtişamı ve Tanrı tasvirlerinin sanatı, 'humus' tabakasından yukarıya besleyici bir gıda taşıyabilecek olan 'kökler' fikrine izin vermez. Bu gıda tam da binalar üzerine bina, tasvirler üzerine tasvir ederek çekildiği düşünülen sınırların dışında bırakılandır.” TarihAnlamsızlıkMimariBellekSembol Author:Hans Blumenberg
“Henüz koca bir cephaneliğin, 'burjuvazi'yi korkutacak araçlarla dolu olduğu bir zamanda, çıplak gerçeğe katlanamadığını söyleyerek onu sarsmak ve utandırmak görece zararsız bir şeydi. Bu aygıtın yaratıcı zenginliği tükendikten sonra, onun yerini, soyutlamayı kuramın en yüksek tepelerine tırmandırarak, 'burjuvazi'yi her şeye ve herkese karşı suçlu ilan eden kapsamlı bir çaba aldı: Mahkemede, işaret parmağını müphem bir suçluluk ufkuna doğrultmayan tek bir savunma düşünülemezdi.” TarihAdaletAnlamsızlıkSuçlulukBurjuvazi Author:Hans Blumenberg
“Sonu olan bir yolda, sonun ötesine geçeceğine inanarak yaşamalısın yoksa sonlu yolda yarattığın anlamlar zaman içinde anlamsızlaşmaya başlar!” Mehmet Murat Ildan öZlü SözleriYolHayat üZerine öZlü SözlerAnlamAnlamsızlık Author:Mehmet Murat Ildan
“Bu anlamsız dünyaya anlam katmak için çok çalışıyoruz! Ve sonunda ne elde ediyoruz? Komik anlamsız bir dünya elde ediyoruz!” Mehmet Murat Ildan öZlü SözleriDünyaHayat üZerine öZlü SözlerAnlamsızlıkAnlamsız Author:Mehmet Murat Ildan
“Bir şeylerin sonuna geldiğini hissediyordu. “Şimdi oturduğum yerden kalkıp başka şehirlere gidebilirim. Çok zengin olup dünyayı gezebilirim. Kültürleri tanıyabilir ve çeşit, çeşit insanla tanışabilirim. Hayatımın ilerisi için hedefler koyabilir, amaçlar üretebilir, anlamlar ve değerler yaratabilir ve başarı basamaklarını dörder beşer atlayabilirim…” (...) “Altmış beş yaşıma kadar çalışıp tüm başarıları elde edebilirim. Birilerine anlam yükleyip onları yanımda tutmak için her şeyimi feda edebilirim. Bir köpek sadakatiyle bağlı kalmayı öğrenebilirim. İşimde yükselmek için üstlerime boyun eğebilir, boyun eğdikçe örselenebilirim. Kazandığım paralarla dünyayı gezip farklı kötülükler, kültürlere özgü farklı şeytanlıklar deneyim edebilirim. Paranın farklı biçimleriyle farklı varoluşlar tadabilirim. Coğrafyalara özgü farklı var oluşlar! Bir insanın Türkiye’de yaşadığı var oluş ile Finlandiya’daki var oluş deneyimi aynı olmayacaktır elbette! Fakat… Bir mümin sabrıyla istediğim her şeyi elde ettikten sonra ne olacak? Tüm başarılar, hedefler ve amaçlar gerçekleştirildiğinde, anlamları tükettiğimde, erişilecek yeni bir şey kalmadığında ne olacak? Hiçbir şey… Tıpkı hayatım gibi cümlelerin hepsi anlamsız. Bir insanın nasıl ki yaşamak için suya ve yemeğe ihtiyacı varsa; kendini aldatabileceği yalanlara, anlamlara, tüm hayatını serebileceği zaman kavramına da ihtiyacı pekala var. Bir insanın nefes alması yaşadığı anlamına gelmiyor… Yaratıcı insan! Ahlak yasaları koyan, evrensel yalnızlık korkusu içinde tanrılar var eden, kendi canını her şeyden çok kutsal görebilen ve özgürlüğü için kan dökmeyi helal gören ama hiçbir zaman huzura kavuşamayan insan… İnsan olarak var olmayı ben seçmedim, ama son vermeyi seçebilirim. Kollarımdan alacağım küçük bir güç ile bedenimi öne sürerek birkaç saniye içinde tüm acılarıma, kaygılara, geçmişe ve geleceğe, kısacık bir an ile son verebilirim. Acılarımı acıyla dindirebilir ve zehri panzehir olarak kullanabilirim…” SonHayatYaşamAmaçIntiharGerçeklikAnlamAnlamsızlıkVar Oluş Book:Yalnızlaşan İnsan Source: Yalnızlaşan İnsan
“Bu anlamsız evrende varoluşa tutunmak için kurtarıcılara ihtiyacımız var ve müzik bizim en iyi kurtarıcılarımızdan biridir!” Murat Ildan SözleriMehmet Murat IldanöZlü SözleröZdeyişlerTürk EdebiyatıMüzikAnlamsızlıkKurtarıcıMüzik Dinlemek Author:Mehmet Murat Ildan
“Eğer dünya anlamsızlaşıyorsa -bu her ne anlama geliyor ve hangi süreçlerden geçiyor olursa olsun-, bu onun yıkımına yönelik bir arzu, dünyanın varlığına ve varlıklarına duyulan müphem bir öfke uyandırıyor. İnsan hayatı bu dünya üzerinde gerçekleştiğine göre, anlam, dünyayla birlikte insandan da esirgeniyor demektir. Apokaliptik tehdit bir umuda dönüşüyor: Anlamsızlığından şüphelenilen şey, -bir kez yıkılması halinde- ardında anlamını kanıtlamış olandan başka bir şey bırakmayacak ya da bizzat anlamın oluşmasını sağlayacaktır.” DinAnlamAnlamsızlıkKıyametFanatizmYoketme Dürtüsü Book:Endişe Nehri Geçiyor Source: Endişe Nehri Geçiyor
“Caddelerde ve ekranlarda; gazetelerde ve kitaplarda; kürsülerde ve minberlerde -özellikle de minberlerde- tüm gayretleriyle beni kurtarmaya hazır ve sanki şimdiden harekete geçmiş görüyorum bu insanları. Benim kurtarılmaya ihtiyaç duyup duymadığımın, onlar için zerre kadar önem taşımadığını görüyorum. Bu, tarihte bir yenilik: Daha önce hiç bu kadar çok insan, başkaları uğruna, onlar istemeden harekete geçmemişti.” DinAnlamAnlamsızlıkSuçlulukAdlandırma Author:Hans Blumenberg
“Hayatın saçmalıklarından biri de bu. Yıllarca birlikte olduğun insanlara şüpheyle bakarken; hayatına yeni girmiş ve daha tam olarak tanımadığın birine herkesten çok güven duyup yakınlık hissedebiliyorsun. Duyulan yüksek güven ve yakınlık hissi zamanla hiçlik tarafından silip süpürülüyor. Ve bu duyguların yerini kayıtsızlık alıyor. Zirveye ulaşan ilişki başlangıca dönüyor, sıfıra ve sonra eksiye düşüyor. Ardından nefret ve yabancılaşma gerçekleşiyor. Örneğin bir çocuğun, bir zamanlar çok sevdiği, ama zamanla gözünde değersizleşip eskiyen oyuncağını hiç düşünmeden çöpe tekmelemesi gibi. İnsanlar da çok sevdiklerini zamanla tüketiyor, ruhlarını emiyor ve sonra zevkle kendi alanından dışarıya tekmeliyor. ‘Artık benim için değersizsin! Son kullanma tarihin geçti.’ diyor ve tüm yaşananları bir çırpıda silip atıyor. İnsan tüketen bir varlık.” AbsurdHayatHiçlikAnlamsızlıkTüketimTüketmekAbsürtSaçma Book:Yalnızlaşan İnsan Source: Yalnızlaşan İnsan