Quotessence
Home / Quotes / Quote by William Shakespeare

Quote by William Shakespeare

“Dostluk sıcaktan soğuğa böyle geçer işte. Dikkat et, hep böyle olur, Lucilius. Sevgi tükenip bezginliğe yüz tuttu mu, Zoraki nezaket gösterileri başlar. Açık yürekli, candan bağlı bir insan gösteriş yapmaz.”

Quote by William Shakespeare

Work

Julius Caesar

Written by the Roman historian and statesman himself, this book provides an in-depth look at the life of Julius Caesar, including his rise to power, his conquests, and the events leading up to his assassination. more

Author

William Shakespeare
William Shakespeare

William Shakespeare (1564 - April 23, 1616) was one of the greatest poets of the English Renaissance, renowned for his dramatic works. His plays spanned a variety of genres, including tragedy, comedy, and history, and have had a profound impact on literature worldwide. more

You May Also Like

“Bir emir bu sessiz kişileri bizim düşmanımız yaptı. Bir emir onları dostumuz yapabilirdi. Hiçbirimizi tanımayan birkaç kişi, herhangi bir masanın çevresinde toplanıp bir yazıyı imzaladılar. Başka zaman olsa bütün dünyanın hakaretini ve cezasını üstüne çekecek olan bu yazı, bizler için yıllarca en yüksek amaç yerine geçecek.”

“Yani, nasıl söyleyeyim... Yıllar var, biliyor musunuz... Yıllardır kimse benim için birşey yapmadı. Ne annem babam, ne karım, hiç kimse. Kimseden de birşey istemedim şimdiye kadar, isteyecek kimsem olmadı. Hayal ettiğim herşeyi gizli tutup unutmaktan yoruldum. Çocuklar saklamıyorlar ama. Güvendikleri biri olunca söyleyiveriyorlar. Benimki de öyle. Dinleyeceğinize inandığım için anlattım. Hayal olsun diye.' (...) 'İyi ki anlattın, Memü,' dedim sonra. İçinde birşey yaşatmak zor, değil mi? İnsansız da olmuyor, değil mi, Memü?' 'İyi bir dost, efendim,' dedi Memü. 'İyi bir dost olmadan hayal de olmuyor.”

“Magnus deeply disliked people who were early to business meetings. It was just as bad as being late, since it put everyone out, and even worse, people who were early always acted terribly superior about their bad timekeeping skills. They acted as though it were morally more righteous to get up early than to stay up late, even if you got the same amount of work done in the exact same amount of time. Magnus found it to be one of the great injustices of life.”

“Bir kişi cesaret gösterip mahrem bazı şeyleri açığa vurur ve böylece kendini riske atar; diğeri de benzer şekilde karşılık vererek aradaki mesafeyi kapatır; birlikte, kendini açma süreciyle ilişkilerini derinleştirirler. Eğer riske giren kişi ortada bırakılır, diğeri karşılık vermezse, dostluk genellikle sekteye uğrar. Kendin olabildiğin, kendini bütünüyle paylaşabildiğin ölçüde dostluk daha derin ve kalıcı olur. Böyle bir mahremiyetin varlığında, tüm sözler, tüm teselli biçimleri ve tüm fikirler çok daha anlamlı hale gelir.”

“Sıklıkla şu sorunun sorulduğunu duydum: Yakın arkadaşları olan bir insanın terapiste ihtiyacı olur mu? Yakın dostlar iyi bir yaşam için vazgeçilmezdir. Dahası, eğer bir kişi iyi arkadaşlarla çevriliyse ya da (daha da önemlisi) kalıcı ve derin ilişkiler kurma kapasitesine sahipse, terapiye ihtiyaç duyma olasılığı çok daha düşüktür. Peki o zaman iyi bir arkadaşla terapist arasındaki fark nedir? İyi arkadaşlar (ya da kuaförünüz, masözünüz, berberiniz ya da kişisel antrenörünüz) destekleyici ve empatik olabilirler. İyi dostlar sevgi dolu, güvenilir sırdaşlar olabilir ve ihtiyaç anında yanınızda olurlar. Ama yine de önemli bir fark vardır: sadece terapistler sizi 'şu an ve burada'da (here-and-now) yakalama eğilimindedir. 'Şu an ve burada' etkileşimler (yani, birinin anlık davranışına dair yapılan yorumlar), gündelik sosyal yaşamda çok nadiren meydana gelir. Eğer olursa, bu ya çok derin bir yakınlığın ya da yaklaşan bir çatışmanın işaretidir (örneğin, “Bana bakış tarzını beğenmiyorum”) ya da bir ebeveyn-çocuk etkileşiminin (“Ben konuşurken gözlerini devirmeyi kes”) göstergesidir.”

“Her şeyi kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz, bu durumda en tehlikeli şey de yalnızlık. Doğası gereği kendini aşmaya zorlanan, edebiyatın fantastik imgeleriyle beslenen hayal gücümüz, kendimizin en aşağıda bulunduğu bir dizi varlığı sıraya sokuyor, dışımızdaki her şey daha güzel, bizden başka herkes daha mükemmelmiş gibi görünüyor. Ve bu çok doğal bir akış içinde gerçekleşiyor. Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunlukla bir başkasında varmış gibi geliyor bize, sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz. Böylece şanslı kişinin, yani bizim hayal ürünümüz olan kişinin hiçbir eksiği kalmıyor. Oysa bütün zafiyetlerimiz ve dertlerimizle yolumuzdan sapmadan çalışmaya devam etsek, başkalarının yelkenleri ve kürekleriyle ilerlediği yolda biz dolaşıp zikzaklar çizdiğimiz halde öne geçtiğimizi sıklıkla göreceğiz-ve-elbette insan bunu ancak başkalarıyla aynı konuma gelince veya onların önüne geçince anlayabiliyor.”